Ölümlü trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemli davada adli yardım talebinin kabulü, savunma hakkı ihlaliyle verilen bozma sonrası kararın kazanılmış hak yönünden temyiz incelemesi.
Özet: Vefat eden bir bisiklet sürücüsünün mirasçıları tarafından açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında, temyiz aşamasında davalıya adli yardım sağlanmasıyla başlayan süreçte, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporu tebliğ eksikliği nedeniyle daha önce bozulmuş olan kararı sonrası bozmaya uyularak verilen yeni hüküm, Yargıtay tarafından incelenerek hukuka uygun ve kazanılmış haklara saygılı bulunmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2025/8131 E.  ,  2025/14888 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/88 E., 2025/32 K.
Davalı ... vekili tarafından adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
Adli yardımdan yararlanabilmenin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 334/1. maddesinde "Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler" denilmek suretiyle adli yardımdan yararlanabilecek kişilerle ilgili genel çerçeve çizilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan davalının kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili, davalı ..., davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.03.2011 tarihinde davalı ... nezdinde zorunlu trafik sigortalı, davalı ...'in sürücüsü ve davalı şirketin maliki olduğu araç ile davacıların bisiklet sürücüsü murisi ..'ya çarpması sonucu gerçekleşen kazada, muris ..'in vefat etmesi sebebiyle davacı eş için 20.000,00 TL, davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 1.000,00 TL cenaze giderinin tüm davalılardan, her bir davacı için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ... dışındaki davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2013/156 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 797,45 TL, davacı ... için 3.670,50 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, davacılardan her biri için 5.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar .. ve .. Turizm Taşımacılık Ltd. Şti.'den tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... .. vekili ve davalı .. Turizm Taşımacılık Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 15.10.2019 tarihli 2017/33 10... /9434 Karar sayılı ilamıyla; ''..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 280. maddesinde bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edileceği, 281. maddesinde ise bilirkişi raporuna karşı tarafların iki haftalık süre içerisinde itiraz edebileceği öngörülmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporları davalı .. Turizm Taşımacılık Ltd. Şti. vekiline tebliğ edilmemiş olup savunma hakkı kısıtlanarak usul hükümlerine aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan mahkemece maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 211.394,31 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 3.333,66 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 1.337,58 TL maddi tazminatın (.. Sigorta A.Ş.'nin poliçede taahhüt edilen sorumluluk bedeli ile sınırlı olmak üzere), olay tarihi olan 09.03.2011 tarihinden itibaren (.. Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 17.04.2012 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebinin kabulü ile davacı ... yönünden 10.000,00 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .. ve .. Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd.Şti'den alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı, süresi içinde davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili, davalı ..., davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 23.10.20 23... /6728 Esas ve 2023/11190 Karar sayılı kararı ile; ;''... 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin asgari ücretin yenilendiği ve bu durumun gözetilmediğine yönelik temyiz talebinin reddine, davalı ...Ş. vekili, davalı ..., davalı .... vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Bozma öncesi düzenlenen 22.06.2015 tarihli aktüer hesap raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre desteğin vefat tarihi olan 09.03.2011 tarihi itibariyle 46 yaşında olduğu, bakiye ömrünün 25 yıl olduğu, 71 yaşına kadar yaşayacağı, aktif hayat süresi 14, pasif hayat süresi 11 yıl olduğu, davacı eş ... kaza tarihi itibariyle 45 yaşında, muhtemel bakiye ömrü 25 yıl, 70 yaşına kadar yaşayacağı, rapor tarihindeki yaşına göre %3 evlenme indiriminin uygulandığı, davacı çocuk ... 11.12.1990 doğumlu, babasının vefat tarihinde 20 yaşında, sosyal ekonomik durum araştırmasına göre üniversitede öğrenci olduğu, buna göre 25 yaşına kadar destek tazminatı hesabı yapılacağı, davacı çocuk ...'nun 03.08.1993 doğumlu, vefat tarihine 18 yaşında; lise öğrencisi, 20 yaşa kadar destek tazminatı hesabı yapılacağı belirtilerek; asgari ücret ve progresif rant formülü esas alınarak desteğin %62,5 kusuruna göre; davacı eş için 49.516,13 TL, ... için 3.670,50 TL, davacı ... için 797,45 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır.
Davacılar vekili 15.03.2016 tarihli duruşmadaki beyanında; rapora karşı itirazlarının olmadığını beyan ederek rapordaki miktarlar üzerinden karar verilmesi talebinde bulunmuş, mahkemece davacı vekiline ıslah için süre verilmeden dava dilekçesinde talep edilen miktarlar dikkate alınarak davacı eş için 20.000,00 TL, ... için 3.670,50 TL, davacı ... için 797,45 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir.
Kararın tüm taraflarca temyizi üzerine, karar bilirkişi raporunun davalı .... vekiline tebliğ edilmediği gerekçesiyle bozulmuş, bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmakla yapılan yargılamada hesap konusunda yeni raporlar alınmış ve hükme esas alınan 09.05.2022 tarihli hesap raporunda davacı ... için 211.394,31 TL, davacı ... için 3.333,66 TL, davacı ... için 1.337,58 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış ve bu miktarlara hükmedilmiştir.
Hükme esas alınan 09.05.2022 tarihli raporda; TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre desteğin bakiye ömrünün 29... ay 10 gün olduğu, davacı eş ...'nın bakiye ömrünün 29... ay 10 gün olduğu, rapor tarihi itibariyle davacı eş ...'nın evlenme ihtimalinin bulunmadığı, progresif rant formülü ve rapor tarihindeki güncel asgari ücret dikkate alınarak hesap yapılmış ise de; yukarıda da belirtildiği üzere davacı vekili 15.03.2016 tarihli duruşmadaki beyanında bozma öncesi düzenlen 22.06.2015 tarihli rapora itirazının olmadığını belirtmiş olup; davacı yönünden 22.06.2015 tarihli rapordaki hesaplamada esas alınan PMF 1931 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi ve davacı eş için yapılan %3 evlenme ihtimali indirimi kesinleşmiştir.
Şu halde mahkemece yapılması gereken; davacı yönünden 22.06.2015 tarihli rapordaki hesaplamada esas alınan PMF 1931 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi ve davacı eş için yapılan %3 evlenme ihtimali indirimi dikkate alınarak, bozma öncesi kararın davacı eş yönünden maddi tazminata yönelik olarak davacılar vekilince temyiz edildiği dikkate alınmak suretiyle davacı ... yönünden PMF 1931 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi ve davacı eş için yapılan %3 evlenme ihtimali indirimi ve 09.05.2022 tarihli aktüer hesap rapor tarihindeki asgari ücret dikkate alınmak suretiyle hesap yapılması gerekirken TRH 2010 Yaşam Tablosu ve davacı eş yönünden evlenme ihtimali indirimi yapılmadan yapılan hesaba göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Mahkemenin bozma öncesi ilk kararında davacı ... için 797,45 TL, davacı ... için 3.670,50 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Davacılar vekilinin ilk karara yönelik temyiz dilekçesinde davacılar ... ve ... yönünden hükmedilen maddi tazminata yönelik temyizi olmamasına karşın, bozma sonrası kurulan hükümde davalılar aleyhine olacak şekilde davacı ... için 1.337,58 TL, davacı ... için 3.333,66 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
5. Mahkeme gerekçeli kararında davacılar lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği belirtilmesine karşın, kısa kararda manevi tazminata yönelik kurulan hükümde manevi yerine maddi yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğundan bozma konusu yapılmamıştır. .'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden 163.474,05 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 3.670,50 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 797,45 TL maddi tazminatın (... Sigorta A.Ş.'nin poliçede taahhüt edilen sorumluluk bedeli ile sınırlı olmak üzere), olay tarihi olan 09.03.2011 tarihinden itibaren (... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 17.04.2012 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat yönünden talebin kabulü ile, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd.Şti'den alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; güncel asgari ücret dikkate alınarak hesap yapılması gerektiğini, davacılar ... ve ...'nun lehine talep edilen miktarlarda maddi tazminat verilmesine rağmen, müvekkilleri aleyhine işbu maddi tazminatlar bakımından vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
2. Davalı ... Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd.Şti vekili temyiz dilekçesinde; ıslah dilekçesinin zamanaşımı geçtikten sonra verildiğini, şirketin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, cenaze giderinin SGK tarafından karşılandığını, aktüer hesabının gerekli yetkinliğe sahip bilirkişilerce hesaplanmadığını, raporun bilimsel verilerden uzak olduğunu belirtmiştir.
3.Davalı ...Ş. temyiz dilekçesinde; kusura ilişkin değerlendirmenin ATK tarafından yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, desteğin bakiye ömrünün kaza tarihi itibariyle hesaplanması ve destek sonu tarihinin 12.03.2040 olarak bulunması gerektiğini, desteğin eşinin bakiye ömrü desteğin bakiye ömründen uzun olduğundan eşin destek süresinin desteğin bakiye ömrü ile sınırlandırılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin, 2022 yılına kadarki bilinen dönemde AGİ dahil evli, eşi çalışmayan net asgari ücreti 2022 yılı itibariyle 2022 yılı net asgari ücreti olarak esas alınması gerektiğini, davacı eşin evlenme ihtimalinin kaza tarihi itibariyle göz önüne alınması gerekirken rapor tarihinin baz alınmasının hatalı olduğunu, %2 olması gerektiğini, desteğin anne babasının destek durumunun araştırılmadığını, müteveffanın çocukları için 18 yaşına kadar hesap yapılması gerekmekte iken 20... yaşına kadar yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
4.Davalı ... temyiz dilekçesinde; adli müzaharet taleplerinin bulunduğunu, dosya kapsamında 07.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı ... için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı fahiş derecede yüksek hesaplandığını, müteveffa araç sürücüsünün kusur oranı 5/8 olarak belirlenmesine rağmen 07.11.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan tazminatın kabul edilmesinin ve söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ... ve ... yönünden hesaplama yapılırken çocukların olay tarihindeki eğitim durumları, eğitim öğretime devam edip etmediği, ekonomik olarak ailesinden destek alıp almadığı veya çalışıp çalışmadığının bilinmediğini, davacı eşin evlenip evlenmediği ayrıca çocukların da tazminata ilişkin hesaplanan yaş aralıklarında işe başlayıp başlamadıkları araştırılıp ona göre tazminat miktarının hesaplanması gerektiğini, ayrıca müteveffanın kendi anne ve babasının olay tarihinde hayatta olup olmadıkları veya olay sonrasında vefat edip etmediklerinin araştırılması gerektiğini, davalı sigortanın şirketinin sorumlu olduğu tutar kaza tarihindeki teminat bedeli olarak değil, teminat bedelinin bugünkü karşılığı olarak hesaplanması gerekmediğini, davalı ... şirketinin poliçede görünen sorumlu olduğu tutarın kaza tarihine göre hesaplandığını ancak poliçenin yapıldığı tarihte hangi değere göre belirlendiği hususu araştırılarak karar tarihi itibariyle belirlenen bu değerin günümüz koşullarına endekslenmiş hali göz önüne alınarak hesaplama yapılmış olması gerektiğini, davacı tarafça kazadan sonra sigorta şirketine başvurulmadığını, o zamanki alacakları tazminat miktarı, 200.000,00 TL olan teminat bedeli ile karşılanabilecek iken davacı taraf sigorta şirketine başvurmayıp kötü niyetli olarak dava açması nedeni ile aradan geçen uzun zaman doğrultusunda teminat bedeli cüzi miktarda kaldığını, kendi kusurlarından dolayı uğramış oldukları hak kayıplarını müvekkiline yönlendirmelerinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; davacılar vekili, davalı ... Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd.Şti vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ...'nın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd.Şti., ... Sigorta A.Ş. ve ...'ya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.