4. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı davasında kusur ve maluliyet oranları tespiti eksikliği nedeniyle Sigorta Tahkim Heyeti kararını bozdu.
Özet: Bu hukuki belge, trafik kazası sonucu oluşan bedensel yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine dair olup, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin davalı sigorta şirketinin %100 kusurlu olduğuna hükmeden ve tazminat ödenmesine karar veren kararı, yüksek mahkemece, kazadaki kusur oranlarının ve maluliyet oranının kaza tarihindeki ilgili mevzuata uygun olarak uzman bilirkişi raporuyla detaylı bir şekilde yeniden tespit edilmesi gerektiği, bu hususlarda eksik inceleme yapıldığı ve ceza soruşturması dosyasının yeterince değerlendirilmediği gerekçeleriyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/995 E., 2022/50 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI: 2021/İHK- 38425 İtiraz Hakem Heyetince verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ... nezdinde trafik sigortalı aracın çarpışmasıyla gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 144,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında tazminat talebini 97.232,00 TL olarak artırmıştır. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, kusur durumunun net bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetince davadan el çekilmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın kabulüyle 97.232,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, kusur oranlarının net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını, davacının emniyet kemeri takmadığı tespit edildiğinden hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, ceza davasının sonucunun beklenmediğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, vekalet ücreti konusunda hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.Somut olayda davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün karşılıklı kazasında davacı yaralanmıştır. Davalı ... meydana gelen zarardan sigortalının kusuru oranında sorumlu olup tazminatın belirlenmesinde kusur durumunun tespiti önemli yer tutmaktadır. Hakem Heyetince davalının meydana gelen kazada %100 kusuruna göre karar verilmiştir.Eksik inceleme ile karar verilemez.İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek, soruşturma dosyasında alınan rapor ile çelişki oluşursa çelişkiler giderilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.3.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Davaya konu kazanın meydana geldiği 10.08.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.Davacı tarafından sunulan 15.03.2021 tarihli maluliyet raporunun incelenmesinde; davacının kaza nedeniyle diğer arazlarının yanında alt ekstremite arazı nedeniyle de iş göremez hale geldiği tespit edilmiştir. Davacıda oluşan alt ekstremite arazına yönelik maluliyet oranının tespitinde iyileşmenin bitmesinden itibaren 12 aylık süresin geçmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının güncel muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde davacının ikametine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.4.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.