Boşanma Davasında Davalı Kadının Nafaka ve Tazminat Talepleri ile İstinafta İleri Sürülmeyen Faiz Talebinin Usulden Reddi ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Yargıtay Tarafından Onanması.
Özet: Yargıtay, boşanma davasında davalı kadının lehine hükmedilen tazminatlara faiz işletilmesi talebini, dilekçeler aşamasında talep edilmemesi ve ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kesinleşmesi nedeniyle reddederek, iştirak ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik diğer temyiz itirazlarını ise usul ve kanuna uygun bularak bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/303 E., 2024/438 K.DAVA TÜRÜ : BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ : Doğubayazıt 2. Asliye (Aile) Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/262 E., 2023/49 K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından iştirak nafakasının miktarı, lehine takdir edilen yoksulluk nafakasının, maddi ve manevi tazminatların miktarı ile tazminatlar yönünden faize hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı taraflar önce istinaf kanun yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.Somut olayda, davalı kadın tarafından lehine hükmedilecek tazminatlar yönünden dilekçeler aşamasında faiz talebinde bulunulmadığı, İlk Derece Mahkemesinin verdiği hükme karşı da faize hükmedilmesi yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmayarak hükmün faiz talebi yönünden kesinleştiği dikkate alınmakla, davalı kadının lehine hükmedilen tazminatlara faiz işletilmesi talebine yönelik temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.Davalı kadının diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davalı kadının lehine hükmedilen tazminatlara faiz işletilmesi talebine yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,2.Sair hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.