5. Hukuk Dairesinin, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında emsal incelemesi ile bilirkişi raporlarındaki eksiklikler nedeniyle tekrarlanan bozma kararları sonrası verdiği hüküm.
Özet: Bu kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, yerel mahkeme kararının taşınmaz değerlemesi ile ilgili usuli ve esasa ilişkin hatalar nedeniyle iki kez bozulmasına rağmen, davanın kabulüne yönelik önceki kararlarında ısrar etmesi temyize konu olmuştur; ilk bozma kararı, emsal taşınmaz seçimindeki yanlışlıklar, imar durumu ve vergi değerleri gibi verilerin eksik incelenmesi ve yeni bilirkişi raporu alınmaması gibi hatalara dayanırken, ikinci bozma kararı, daha önce belirlenmiş güçlü emsal bedelden ayrılma nedenlerinin açıklanmaması ve güncel yasal faiz hükümlerinin uygulanmaması gerekçeleriyle verilmiş olup, davalıların üçüncü kez temyiziyle üst mahkemece incelenmektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/222 Esas, 2022/454 KararKARAR : KabulTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar ... vd. ile ... vd. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, ..., ... Mahallesi 45 04... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARIMahkemenin 09.01.2014 tarihli ve 2013/379 Esas, 2014/4 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı1.Mahkemenin 09.01.2014 tarihli ve 2013/379 Esas, 2014/4 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde emsal olarak incelenen taşınmaz başka mahallede ve şirkete yapılan özel amaçlı satış olduğundan emsal olarak alınamayacağı, bu nedenle taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazların ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi ve dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede değerini etkileyecek derecede olumlu bir gelişme ve bu nedenle değerinde bir artış olup olmadığı hususunda yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan tapu maliki ... mirasçılarının ad ve soyadlarının karar başlığının davalılar bölümünde gösterilmemesi, kabule göre de acele kamulaştırma nedeni ile tespit edilen bedel ile yargılama sırasında belirlenen miktar aynı olduğundan ve dava tarihinden önce bankaya bloke edildiğinden faize karar verilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 24.05.2018 tarihli ve 2017/119 Esas, 2018/295 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.05.2018 tarihli ve 2017/119 Esas, 2018/295 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği; ancak dava konusu taşınmaza yakın konumda olan, aynı kamulaştırma kapsamında yer alan 45 06... parsel sayılı taşınmaza; Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/94 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyasında Haziran 2013 tarihi itibarıyla 330,00 TL/m² değer tespit edildiği, bu değerin Dairemizce de uygun bulunduğu gözetildiğinde bilirkişi kurulundan güçlü delil niteliğindeki bu bedelden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından ve 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10/8 fıkrası gereğince, bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması halinde bu kısım için 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vd. ile ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz karşılaştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca kamulaştırma bedelinin enflasyonun etkilerinden arındırılarak güncelleştirmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz karşılaştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca kamulaştırma bedeline kamu bankalarınca uygulanacak en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.3.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalılar ... vd. ile ... vd. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Davalılar ... vd. İle ... vd. den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OYYargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalılar ... vd. vekili ile davalılar ... vd. vekilinin 11.11.2024 tarihli dilekçelerindeki “faize” ilişkin talepleri) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 2 No’lu “Gerekçe/Değerlendirme”sine açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 06.11.2025