Silahlı terör örgütüne üyelik suçunda, sanığın ardışık aranma kayıtlarına ilişkin HTS ve kimlik tespiti gibi eksik araştırma nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, örgütün gizliliğine riayet ederek askeri personelin örgütsel irtibat sağlamak amacıyla kullandığı ankesörlü veya sabit hat aramalarının belirli koşullarda hukuka uygun delil teşkil edebileceği belirtilmesine rağmen, sanığın gsm hattına ilişkin HTS kayıtlarının detaylı incelenmemesi, ardışık arandığı iddia edilen kişilerin kimlik tespiti ve bu kişilerle sanık arasındaki HTS bağlantılarının uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmemesi, ayrıca söz konusu kişiler hakkında varsa soruşturma bilgilerinin toplanarak ifadelerinin alınmaması gibi yargılamanın sağlıklı yapılması için elzem olan eksik araştırmalar nedeniyle hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/25403 E.  ,  2025/26368 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/261 E., 2021/32 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/235 E., 2020/48 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,
53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen
mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
Hakkında ardışık aranma kaydı bulunan sanığın sabit/ ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün tebliğnameye aykırı olarak 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.