3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinde mükerrirlere özgü infaz rejimi maddesindeki hatayı düzelterek kararı onadı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının istinaf başvurusunun reddiyle kesinleşmesinin ardından yapılan temyiz denetiminde; yargılama sürecinde usuli eksiklik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun elde edildiği ve eylemin suç niteliğine uygun olduğu tespit edilerek hükmün esastan onanmasına karar verilmiş, ancak mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulamasını düzenleyen TCKnın 58/9 maddesinin ifadesinde tespit edilen yazım hatası, yeni bir yargılamaya gerek kalmaksızın Dairece düzeltilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/25404 E.  ,  2025/26367 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/297 E., 2021/224 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/187 E., 2019/5 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine ancak;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın ifazından sonra denetimlik serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün tekerrüre ilişkin yedinci paragrafı tamamıyla ibaresi çıkartılarak yerine "Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.