Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan kaçak sigara davasında Tarım Bakanlığının temyiz yetkisini reddederek nakil aracının iadesi hükmünü düzelterek onadı.
Özet: Bu davada, sigara kaçakçılığı suçundan verilen mahkumiyet kararları kapsamında, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz istemi reddedilmiş; etkin pişmanlık beyanlarının ödeme iradesiyle desteklenmemesi nedeniyle kabul edilmediği belirtilerek, nakil aracının iadesine dair hukuka aykırı hüküm düzeltilmek suretiyle, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilmiş ve mahkumiyet hükümleri düzeltilerek onanmıştır.
7. Ceza Dairesi         2023/1945 E.  ,  2025/12643 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/147 E., 2022/537 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi vekili, sanıklar müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I-Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı sigara olmasına göre, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı
Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II-Sanıklar Müdafi İle Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden;
Katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin nakil aracının müsaderesine karar verilmesi talebi ile sınırlı olduğu gözetilerek katılan vekilinin bu yöndeki temyizine hasren yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanıkların, ödeme imkanlarının bulunmadığını beyan etmeleri ve ödeme iradesinde bulunmamaları karşısında, sanıkların yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen (1) numaralı bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafi ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ve dosya kapsamı içeriğinden nakil aracının müsaderesinin talep edilmediğinin anlaşılmasına karşın, yazılı şekilde iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenle, sanıklar müdafi ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hüküm fıkrasından nakil aracının iadesine ilişkin bendin çıkarılması, sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.