Rücuen tazminat davasında, önceki kesinleşen davada belirlenen kusur oranlarının güçlü delil teşkil etmesi üzerine ilk derece mahkemesinin direnme kararının bozularak dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi.
Özet: Bir rücuen tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararına direnmesi üzerine, aynı yangın olayına ilişkin daha önce kesinleşmiş bir tazminat davasında belirlenen kusur oranlarının, eldeki davada kesin hüküm teşkil etmese de güçlü delil niteliğinde olduğu ve taraflara yüklenen kusurlarda önemli farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Yüksek mahkeme, kendi bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, direnme kararının hukuka aykırı olduğu kanaatiyle dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderme kararı almıştır, ancak bu karara, direnmenin usuli kazanılmış hak ilkesine uygun olduğu gerekçesiyle karşı oy kullanılmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/412 E., 2025/52 K.Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karar tüm taraf vekillerince temyiz edilmiş ve Dairemizin 26.12.2023 tarihli ve 2023/9089 Esas, 2023/14094 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalılar tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;22.06.2008 tarihli olay nedeniyle davalı ... tarafından Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/758 Esas sayılı dosyasında davacının sigortalısı .. A.Ş. aleyhine zararlarının tazmini için açılan davada davalı sigortalı .. Marketin bulunduğu binanın yapısı nedeni ile elektrik tesisinde yönetmelikler ile belirtilen hususlar ile gerekli tesis işlemini yapmayarak tedbirsizliği ile olay konusu yangına neden olduğundan %50 kusurunun bulunduğu, .. Otomotiv San. ve Tic. A.Ş ile Atılım İnş. Tekstil ve Tic. A.Ş'nin yapı sahibi olarak %25 oranında kusurlu olduğu, davacı ... Fırının gerekli yangın önlemlerini almayarak iş yerinin yanmasına yol açmasına sebep olduğu gerekçesi ile %15 oranında kusurlu olduğu ve son olarak dava dışı Kapaklı Belediyesinin yönetmeliklere aykırı şekilde tesis edilmiş bir yapıya izin vermesi sebebi ile %10 kusurlu olduğunun belirlemesine göre bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranları uyarınca davalı sigortalı ... A.Ş.'nin 104.662,00 TL maddi tazminat ödemesine hükmetmiş, mahkemece verilen karar Dairemizin 2016/3217 Esas sayılı dosyasında incelemeden geçerek onanmış ve kesinleşmiştir.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince 2019/2562 Esas-2020/6101 Karar sayılı 22.10.2020 tarihli bozma ilamı ile Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/758 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporlarının değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Değerlendirilmesi istenen dosya ile eldeki dava dosyalarında yüklenen tali ve asli kusurlarda farklılıklar vardır. Davalı ... ile dava dışı sigortalı ... T.A.Ş. arasındaki tazminat davasındaki karar kesin hüküm oluşturmaz ise de rücu davası yönünden sorumluluk davasının kararı güçlü delil oluşturmaktadır. Davalılara izafe edilen kusur durumu ve kusur raporu kesin delil teşkil etmese de Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen bu davada belirlenen kusur durumu eldeki dava dosyası açısından güçlü delil teşkil ettiği de dikkate alındığında, gerçekleşen olaya ilişkin ciddi farklılıklar olduğundan kesinleşen dava dosyasındaki kusur oranlarının olaya uygun olduğu ve taraflar yönünden güçlü delil teşkil ettiğinden mahkeme kararı taraflar yararına bozulmuştur. Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeple;Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,03.11.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OY Dairemizin 26.12.2023 tarihli ve 2023/90 89... /14094 Karar sayılı bozma ilamına eklediğimiz karşı oy gerekçesine uygun, usul ve kanuna, usuli kazanılmış hak müessesine uygun karar verilmiş olmasına göre direnme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiği düşüncesine katılmıyoruz.