Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, trafik kazası sonucu ağır bacak yaralanması ve kalıcı sakatlık yaşayan davacının maddi ve manevi tazminat taleplerini değerlendiren temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, 2002 yılında davalı şoförün tedbirsizliği sonucu ağır yaralanmalı bir trafik kazası geçirerek maddi ve manevi tazminat talep etmiş, şoför ceza mahkemesinde tam kusurlu bulunmuştur. Başlangıçta talep edilen 15.000 TL manevi ve 10.000 TL maddi tazminat, ıslahla 223.208,49 TL maddi tazminata yükseltilmiştir. İlk davada alacağın tahsilinde sorun yaşanınca, Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu uyarınca aracın maliki/işleteni şirket ile şoför aleyhine birleşen dava açılmış, daha önce kabul edilen 167.211,66 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın yeni davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiştir. İlk derece mahkemesi, Adli Tıp raporuyla davacının %22 oranında sürekli işgücü kaybı yaşadığını ve 221.594,41 TL maddi zararı olduğunu belirlemiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/13726 E.  ,  2025/14994 K.
"İçtihat Metni"

ASIL DAVA MAHKEMESİ : İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/51 E., 2024/102 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/353 E., 2022/293 K..
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada sunduğu dava dilekçesinde; 27.11.2002 tarihinde müvekkilinin aracı ile nakliye işi yapmakta iken davalı işveren şirket çalışanı olan diğer davalı ... tarafından kullanılan aracı, el freni çekilmeden parketmesi sonucu vuku bulan kazada ağır şekilde bacaklarından yaralandığını, davalı sürücünün İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/123 esas sayılı dosyada yargılanması sonucu 8/8 tam kusurlu görülerek mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkilinin, hastanede günlerce acılar içinde tedavi gördüğü halde ilgilenmediklerini, kamyonette çalışamaması sebebiyle zarara uğradığı gibi fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydı ile 15.000,00 TL manevi tazminat, 10.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesi ile kalıcı sakatlık yaşaması halinde kendisine maaş bağlanmasını talep etmiştir. Davacı vekili 25.09.2008 tarihinde harcı yatan ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 223.208,49 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; .. .. Giyim Teksil San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı ve davalı ... yönetimindeki aracın müvekkiline çarpması nedeniyle İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde davalılar .. Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited şirketi ile ... aleyhinde müştereken ve müteselsilen maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, o dönemin şartlarında tüm uğraşlarına rağmen davalı ...'e tebligat yapılmayınca davanın sürüncemede kalmaması ve bir an önce bitmesi için bu şahısla ilgili talebi atiye bıraktıklarını, ayrıca müvekkili sakat bırakan davalı ... yönetimindeki aracın adına kayıtlı olduğu işleten .. .. Giyim firmasına da davalının ödeme yapacağı kanaatiyle husumet yönlendirmediklerini, ancak davanın kabul olmasından sonra yaptıkları ilamlı takiple iş yerinin adreslerinde yaptıkları hacizlerde davalı ... firmasının fiilen kapandığını ve hiçbir malvarlığının bulunmadığını tespit ettiklerini, işbu nedenlerle BK 66. maddesi gerekse de Karayolları Trafik Kanunu 85. maddesi kapsamında araç sürücüsü ...'i ve müvekkile çarpan aracın maliki ve işleteni olan .. .. Giyim şirketini de müştereken ve müteselsilen sorumluluk gereğince mevcut davalının yanında davalı sıfatıyla davaya dahil ettiklerini, ana dosya olan İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/517 E. sayılı dosyasındaki fazlaya ilişkin ve 04.04.2022 tarihli bilirkişi raporundaki 209.186,32 TL'ye yönelik talep artırım haklarının saklı tutularak daha önce mahkemece de kabul edilip 27.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ve artırımlı 167.211,66 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminata ilişkin taleplerinin müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında bu iki davalı için de geçerli olmak üzere, zorunluluk nedeniyle ayrıca açtıkları iş bu davanın, dosya üzerinden karar verilmek suretiyle mevcut dava dosyası olan İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/517 E. Sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı sürücü ...'in müvekkili şirkette işe başlama tarihleri nazara alındığında işçisi olmayıp müvekkiline husumet düşmeyeceği gibi, zamanaşımı süresinin dolduğunu, talep edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğundan bahisle, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davalı ... .. vekili cevap dilekçesinde, taleplerin zamanaşımına uğradığını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 19.11.2013 tarihli ve 2009/458 Esas- 2013/472 Karar sayılı kararıyla; Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu 06.08.2012 tarihli raporu ile; davacının maluliyet oranının %22 oranında olduğu, iyileşme süresinin 27.11.2002 tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, bu süre içerisinde mesleğini icra edemeyeceği ve %100 oranında malul sayılması gerektiği, 06.06.2006 tarihli ve 02.03.2011 tarihli raporlar arasındaki farklılığın gerekçesinin açıklandığı ve ayrıca bu kırığın araç kullanmasına engel teşkil etmeyeceğinin belirtildiği, %43 oranında malul olduğu döneme ilişkin ve %22 oranında malul olduğu döneme ilişkin maddi zararlarının hesaplandığı, talep edebileceği 221.594,41 TL maddi zarar toplamından, davalı tarafından yapılan 5.650,00 TL ödemenin güncel değeri olan 10.717,33 TL, kazaya karışan aracın sigortacısı .. Sigorta tarafından 19.07.2007 tarihinde yapılan 28.000,00 TL sakatlık tazminatı karşılığı ödemenin güncel değeri olan 43.665,42 TL'nin mahsubu sonrası 167.210,66 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Turz. Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 30.05.2016 tarihli ve 2014/137 27... /6647 Karar sayılı ilamıyla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile davacı vekilince açılan davada talep edilen miktar ıslah yolu ile artırıldığı, davalı vekilince ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunulduğu, mahkemece bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmediği, dosyanın incelenmesinde, davacı hakkında iki ayrı maluliyet oranı veren 16.06.20 06... .10.2011 tarihli, her ikisi de ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından verilen iki ayrı rapor olduğu, davacı vekilince müvekkilinin 2009 yılında yeniden bir ameliyat geçirdiğinin iddia edildiğinden davacının kaza tarihinden bu yana, özellikle ilk maluliyet raporundan sonraki döneme ait tüm tedavi evraklarının getirtilmesi, daha sonrasında uygulanan ameliyatların tedavinin devamı niteliğinde olup olmadığı, bu dönemde davacıda gelişen bir durumun varlığından söz etmenin mümkün olup olmadığının yine ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan sorularak öğrenilmesi, akabinde edinilen bilgiler ışığında davacı vekilinin yaptığı ıslahın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 07.02.2019 tarihli alınan raporda, davacının diz hareket kısıtlılıklarından birinin maluliyet gerektirir düzeyde olmaması nedeniyle hesaplamada kısıtlılık olan diz ve yine iyileşmiş kruris kırığının hesaba katıldığı, 08.02.2011 tarihli muayenede tespit edilen diz hareket kısıtlılığının sorunsuz iyileşmiş kruris kırığı olduğu, araç kullanmasına engel teşkil etmeyeceğinin oy birliği ile mütalaa olduğu ve maluliyet oranının %25.2 olduğu; birleşen davada, ceza dosyanda yargılama yapıldığı esnada yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK 102. maddeye göre beş yıldan fazla olmayan hapis cezalarında ve ağır para cezasını gerektiren suçlarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, iş bu davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK m.66/1-e hükmüne göre beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarını gerektiren suçlarda dava zamanaşımının 8 yıl öngörüldüğü, dava açıldığı esnada ceza kanunlarında öngörülmüş zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 167.210,66 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile kalıcı iş görmezlik tazminatının olay tarihi olan 27.11.2002'den itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline,10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.11.2002'den itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... hakkında açılan dava takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına, birleşen İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/353 Esas sayılı dava yönünden; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada davalı ... lehine verilen vekalet ücreti takdirinin yasal olmadığını, asıl davanın vekil ile temsil edilmediğini, mahkemenin zamanaşımı hesaplamasının yanlış olduğunu, 04.04.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere "...2004 yılında yürürlüğe giren 5327 TCK'nın 66/1-e maddesi uyannca taksirle yaralama suçunun asli dava zamanaşımı 8 yıl, 67/4 maddesi de göz önünde bulundurulduğunda dava zamanaşımı (8+4)=12 yıl" olduğunu, davayı 22.04.2008 tarihinde ıslah ettiğini, 11.08.2020 tarihinde Adli Tıp Kurumundan son maluliyet raporunu verdiğini sürenin bu tarihten başlaması gerektiğini belirmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıların adam çalıştıranı, işleteni, sürücüsü ve maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik talebi ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere bozma ile kesinleşen hususların değerlendirilememesine ve mahkemece zamanaşımı değerledirmesinin usule ve yasaya uygun olmasına, maluliyet raporundaki değerlendirmelerin uygunluğuna göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz sebepleri yönünden;
Dava, trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat ile manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davada davalı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalı davalı ... hakkında açılan dava takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmiştir. Mahkemece ...'in davalı olarak gösterilerek davalı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmişse de, asıl davada ...'in vekille temsil edilmediği ayrıca mahkemenin 2007/202 Esas sayılı dosyasında bu davalı hakkında açılan dava takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek bu yönüyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalara göre davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm bölümünün 9 numaralı maddesinde yer alan "Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca maddi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine," ve 10 numaralı maddesinde yer alan "Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca manevi tazminat yönünden hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine" cümlelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.