2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine göre irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, Bölge Adliye Mahkemesince onanan bedel ile Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası uygulanan faiz oranına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idarenin kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine davacı idare vekili, bedelin fahiş olduğunu, değer düşüklüğü oranının ve ürün gelirlerinin yüksek alındığını, objektif değer artışı uygulanmaması gerektiğini ve vekalet ücreti taleplerini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuş; bölge adliye mahkemesi, arazinin net gelirine göre değer biçilmesinin ve bilirkişi raporundaki oranların yerinde olduğunu, belirlenen bedelin adil ve hakkaniyete uygun düştüğünü, Anayasa Mahkemesi kararı sonrası açılan dava nedeniyle kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasında bir isabetsizlik görmeyerek davacı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, davacı idare bu kararı temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3078 E.  ,  2025/8048 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/142 Esas, 2024/120 Karar
DAVA TARİHİ : 17.10.2023
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/139 Esas, 2024/39 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kırklareli ili, ... ilçesi, .... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin fahiş belirlendiğini, irtifak nedeniyle belirlenen değer düşüklüğü oranının yüksek olduğunu, objektif değer artışı uygulanmasını gerektirecek unsur bulunmadığını, ürün gelirlerinin yüksek alındığını ve idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranlarının taşınmazın nitelik ve konumuna uygun düştüğü, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespitininde bir isabetsizlik görülmediği, taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen niteliklerine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olduğu, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiğinden, davanın da 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 46 ncı maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanacağı gerekçesiyle iptal kararı sonrası açılan somut davada kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar "kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz" oranının uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.