Yargıtay, trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde artan maluliyet veya gelişen durum tespiti için yeni rapor alınması gerekliliğini vurguluyor.
Özet: Trafik kazasında yaralanan davacının, %2 oranında sürekli iş göremezlik tazminatı aldıktan sonra, sinir hasarı ve artan ağrılarla maluliyet oranının %23e yükseldiğini iddia ederek "gelişen durum" kapsamında ek tazminat talep ettiği; ancak uyuşmazlık hakem heyetinin, bu durumun başlangıçta da mevcut olduğunu ve artan bir maluliyet olmadığını belirterek talebi reddettiği olayda, Yüksek Mahkeme, kaza sonucu başlangıçta bilinmeyen ancak sonradan ortaya çıkan vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanan "gelişen durum"un varlığının yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak uzman raporlarıyla tespit edilmesi ve böyle bir durumun tespiti halinde yeniden dava açılabilmesinin mümkün olduğuna karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/121 E., 2023/121 K.SAYISI : 2023/İHK-5212 SAYISI : K-2022/292013 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 04.07.2015 tarihinde dava dışı araçla karıştığı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, %2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden ödeme yapıldığını ancak müvekkilinin maluliyetinde artış olduğunu, maluliyet oranının %23 olarak belirlendiğini belirterek belirsiz alacak olarak 8.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce yaptığı başvuru sonucu verilen karar gereğince asıl alacak ve ferileriyle 88.808,68 TL ödeme yapıldığını, kesin hükmün varlığı nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, aksinin kabulü halinde yapılan ödemenin güncellenerek mahsubu gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmasını, tazminat hesabında vergilendirilmiş gelirin dikkate alınmasını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2018.E.71491 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına dayanak 12.12.2018 tarihli raporda sağ üst ekstremite kas gücü kaybının belirtildiği ancak sinir hasarının ve buna gelişen kas gücü ve duyu kaybının EMG tetkiki ile birlikte dğerlendirilmediği ve hesaplamaya dahil edilmediği, raporda hesaplanan %2 oranın kişinin sekelini karşılamadığı, kişinin eklem hareket açıklığı ve sinir hasarına bağlı kaybı dikkate alındığında engel oranının %21 olduğu ancak bu durumun ilk rapor tarihinde de bu şekilde olduğu, artan maluliyetin söz konusu olmadığı, %2'lik maluliyet oranı üzerinden verilen kararın kesinleştiği, artan maluliyet olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; zaman içerisinde müvekkilinin ağrılarının artması sonucu 31.01.2022 tarihinde yapılan muayene ve çekilen EMG'de sinir hasarı olduğunun tespit edildiğini, bu tespitin akabinde 14.04.2022 tarihli raporun düzenlendiğini, gelişen durum olduğu ve maluliyet oranının %23 olarak belirlendiğini, hakem heyetince düzenlenen raporda da oranın %21 olarak belirlendiğini, değişen durum olduğunun ortada olduğunu, raporlar arasında çelişki olştuğunu, çelişkiyi gidermek üzere Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının maluliyetinde artış olduğu iddiasına dayalı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Davacıya belirlenen iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir. Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.Somut olayda; davacı tarafından yapılan Sigorta Tahkim Komisyonu 2018.E.71491 sayılı başvuruda %2 maluliyet oranı üzerinden 64.019,58 TL tazminata hükemdilmiştir.Davacı taraf eldeki dosyada davacının maluliyet oranında artış olduğunu belirterek davacı tarafından başvuru sırasında sunulan 14.04.2022 tarihli ...l Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı kurul raporunda kaza tarihi itibariyle yürütlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülüre Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik gereğince maluliyet oranının %23 olduğu ve kişinin trafik kazasından sonra tespit edilen kısıtlıklarına göre artış olduğu, trafik kazası nedeniyle fizik tedavi ve rehabilitasyon seanslarına almasına rağmen EMG bulguları dikkate alınarak maluliyetinde gelişen bir durum meydana geldiği belirtilmiş, dosya kapsamında alınan 05.11.2022 tarihli heyet raporunda ise kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülüre Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik gereğince maluliyet oranının %21 olduğu, 12.12.2018 tarihli raporda sağ ekstremite kas gücü kaybının belirtildiği ancak sinir hasarının ve buna bağlı gelişen kas gücü ve duyu kaybının EMG tetkiki ile birlikte değerlendirilmediği ve hesaplamaya dahil edilmediği, davacının zaman içinde artan maluliyeti olmadığı belirtilmiş, hakem heyetince de bu rapor hükme esas alınarak başvurunun reddine karar verilmiştir. Dosyada alınan raporla başvuru sırasında sunulan rapor arasında çelişki oluşmuştur. Buna göre, farklı bir üniversite hastanesinden davacının yaralanması konusunda uzman hekimlerin bulunduğu heyetten, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülüre Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir.Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu, raporlar arasındaki çelişkiyi giderir yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,06.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.