Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda lehe yasa hükümlerinin karşılaştırılmaması ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi hataları sebebiyle mahkeme kararını bozdu.
Özet: Sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan mahkûmiyetine ilişkin hüküm, ele geçirilen kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin fahiş olması durumunda, suç tarihinde yürürlükte olan ve sonradan yürürlüğe giren kanunlardaki lehe hükümlerin karşılaştırılarak uygulanmaması ile etkin pişmanlık düzenlemeleri yönünden eksik inceleme yapılması ve suçta kullanılan nakil aracının, kaçak eşyanın miktarı ve niteliği dikkate alındığında müsadere koşulları oluştuğu halde iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunması gerekçeleriyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2025/3272 E.  ,  2025/12832 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/88 E., 2025/175 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi,nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) kaçak eşyanın değerinin fahiş olması nedeniyle artırım öngörülmediği; suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde ise, kaçak eşyanın değerinin fahiş olması halinde cezada artırım öngörüldüğü cihetle, suça konu gümrük kaçağı sigaraların gümrüklenmiş değerinin fahiş olması halinde 6455 sayılı Kanunla
değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin uygulanmasının sanıklar lehine sonuç doğurabileceği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 10... . fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, Mahkemece etkin pişmanlık düzenlenmesi gereğini yerine getirmeyen sanıklar hakkında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve bu haliyle lehe hükümler içermeyen 65 45... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uygulanmayarak 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3/5, 3/10, 3/10-son ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddeleri gereği sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi,
2. Birleştirilmesine karar verilen 2021/109 Esas sayılı dava dosyasında, suçun işlenmesinde kullanılan ... plakalı nakil aracının sanık ...'a ait olduğunun anlaşılması, ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı ile dava konusu nakil vasıtasının niteliği dikkate alındığında dava konusu eşyanın miktar itibarıyla aracın ağırlıklı bölümünü oluşturması karşısında 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesindeki şartların oluştuğu, ayrıca dava konusu eşya ve nakil vasıtasının bilinen değerleri göz önünde tutulduğunda nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete aykırı bir yanın da bulunmadığı dikkate alınarak dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi yerine, yazılı şekilde iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.