Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetini ByLock, tanık ve mahrem yapılanma delillerindeki eksik araştırmalar nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararı, sanığın Bylock kullanımını reddetmesine rağmen teknik verilerin ve irtibatların eksik araştırılması, mahkûmiyete esas tanıkların aleni duruşmada sanık huzurunda dinlenmemesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi, "Emniyet Mahrem Yapılanması" dijital verilerinin güncel ve kapsamlı incelenmemesi, bağlantılı kişilerin araştırılmaması ile UYAPta sanık hakkında beyan olup olmadığının soruşturulmaması gibi temel eksiklikler ve usul ihlalleri nedeniyle bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/195 E.  ,  2025/26366 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1955 E., 2021/1257 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/650 E., 2019/450 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması ve sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması lüzumu,
3. Dosyadaki mevcut tüm deliller itibariyle emekli emniyet mensubu olan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen ....... emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen veri inceleme raporunda örgüt içerisinde SAYV derecesi ile kodlanan sanık hakkında, emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen güncel veri inceleme raporu olup olmadığı ilgili birimlerden araştırılarak, sanığın güncel veri inceleme raporu tespit edildiği takdirde, ilgili raporda zümre başkanı, öğretmen ve vekil belirtildiği takdirde bu kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek haklarında aynı suçtan soruşturma/kovuşturma bulunması halinde ilgili dosyaların getirtilerek, bu kişilerin tanık olarak dinlenmesi lüzumu
4. UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp, bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan, gerektiğinde ve mümkün olduğu takdirde ifade/beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün tebliğnameye aykırı olarak 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.