Kaçakçılık suçunda usulsüz arama iddiaları, sanığa son söz hakkı verilmemesi ve eksik müsadere kararı nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: İstinaf mahkemesi, sanığın kaçakçılık suçunu işlediği yönündeki ilk derece mahkemesi kararında esasa ilişkin bir isabetsizlik görmemiş, ancak kararı usul yönünden, sanığa son söz hakkı verilmemesi ve kaçak eşyaların tamamının değil sadece bir kısmının müsadere edilmesine hükmedilmesi sebepleriyle oy çokluğuyla bozmuştur; karara karşı çıkan azınlık ise, kaçak eşyaların bulunduğu aramanın geçerli bir arama kararına dayanarak yapıldığı ve mahkûmiyet kararının onanması gerektiği gerekçesiyle şerh düşmüştür.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/282 E., 2021/126 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Tebliğnamede zincirleme suç hakkında belirtilen görüş yönünden; Dairemizin 2022/996 Esas sırasında kayıtlı olup aynı gün incelemesi yapılan, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.20 21... /286 Esas, 2021/127 Karar sayılı dosyasında, sanığın işyerinde arama yapılmasına ilişkin Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama kararının sanığın işyerini kapsamadığı, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilen yazılı bir arama izninin kaçak sigaraların bulunması sonrasına ait olduğu ve bu arama iznine istinaden yapılan arama sonucu ele geçirilen kaçak sigaranın bulunmadığının anlaşılması karşısında, 10.11.2015 tarihinde usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanığın savunmasında suçlamaları kabul etmediği, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi sebebiyle bozma kararı verildiğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 216/3. maddesine aykırı olarak son sözün duruşmada hazır olan sanık yerine iddia makamına verilmesi,2.Suça konu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, sadece adli emanetin 2015/1291 sırasında kayıtlı sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.KARŞI OYKuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.12.2015 tarih ve 2015/6446 Soruşturma sayılı talebi üzerine aynı yer Sulh Ceza Hakimliğince 10.12.2015 gün ve 2015/2034 D. İş sayılı karar ile ... Mahallesi ... Sok. 7/B numaralı ... Tekel isimli iş yerinde ve diğer yerlerde arama kararı verilmiş olup, kararın icrası sırasında ... Tekel de sanık ... 'nin çalıştırdığı dükkanda 76 paket kaçağa konu sigara ele geçirildiği, kovuşturmanın bu şekilde devam ederek sanığa mahkûmiyet kararı verildiği olayda usul ve Kanun'a aykırılık bulunmadığından, onama yerine başka arama kararlarından bahsedilerek bozma kararı kuran Sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 13.10.2025