Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bulunmayan araçla gerçekleşen ölümlü trafik kazasında, tazminat ödeyen Güvence Hesabının araç malikine rücu davasında sorumluluk tespiti.
Özet: Davacı Güvence Hesabı, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bulunmayan bir minibüsün karıştığı ve 22 yolcu ile sürücünün hayatını kaybettiği trafik kazası sonucu mağdur yakınlarına ödediği tazminat bedelini, aracın trafik tescil kaydında maliki görünen davalıdan rücuen tahsil etmek istemekte olup, davalıyı her türlü sigorta sorumlusu olarak göstermekte ve harici satışla mülkiyet devrinin sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını iddia ederken; davalı ise, aracın kayıtlarda maliki olmasına rağmen kazadan önce harici satışla başkasına devredildiğini ve fiili işleten olmadığını, ayrıca aracın koltuk kapasitesi ve yetki belgesi şartları nedeniyle bahsi geçen zorunlu ferdi kaza sigortasını yaptırmasının hukuken imkansız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2022/14223 E.  ,  2025/15464 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/455 E., 2022/944 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/18 E., 2018/185 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat .. ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.11.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 02.. plakalı aracın maliki ve işleteni olduğunu, sürücü ..'in sevk ve idaresinde ve içerisinde 22 yolcu ile birlikte 06.08.2007 tarihinde ..'a tarım işçisi götürüldüğü sırada .. ili, .. ilçesinde meydana gelen trafik kazası sonucu sürücü dahil olmak üzere minibüste seyahat eden yolcuların tamamının öldüğünü, minibüsün Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası'nın yaptırılmadığını, ölenlerin tazminatlarından kaza tarihindeki sigorta limiti kadar Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile kazada ölenlerin mirasçıları tarafından davacı ... aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, takip dosyalarına davacı tarafından itiraz edildiğini, takip alacaklıları tarafından Kahta Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/344, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353, 354 esas sayılı dosyaları ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, yargılama sonunda itirazın iptaline, takibin devamına karar verildiğini, kararların Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, kesinleşen ilamlar nedeniyle davacının Kahta İcra Dairesi’nin 2009/1420 sayılı dosyasında 111.722,15 TL, 2009/1421 sayılı dosyasında 322.402,56 TL, 2009/142 sayılı dosyasında 111.794,15 TL, 2009/1423 sayılı dosyasında 218.270,14 TL, 2009/1424 sayılı dosyasında 111.722,15 TL, 2009/1425 sayılı dosyasında 112.959,50 TL, 2009/1426 sayılı dosyasında 424.171,05 TL, 2009/1427 sayılı dosyasında 321.973,11 TL, 2009/1428 sayılı dosyasında 321.974,41 TL, 2009/2075 sayılı dosyasında 111.122.44 TL, 2009/2076 sayılı dosyasında 111.123,17 TL olmak üzere toplam 2.279,234,83 TL ödeme yapıldığını, kaza yapan aracın sürücüsünün olayda kusursuz olmasının bir öneminin bulunmadığını, aracın her türlü sigortasının yaptırılmasında tek sorumlu kişinin aracın trafik tescil belgesinde kayıtlı olan maliki olduğunu, harici satış ile mülkiyetinin geçmediğini, sorumluIukların bu şekilde devredilemediğini, gerek Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası poliçesinde belirtilen ölüm başına limitin somut ve belirli olması ve gerekse belirtilen dosyalarda yaptırılan bilirkişi incelemesi ve alınan raporlar gereği icra takibinde davalıya gönderilen ödeme emrinde talep edilen miktarın likit olması nedeniyle ayrıca bir hesaplama gerektirmediğini, alacağın tahsili için başlatılan Kahta İcra Müdürlüğü'nün 2013/217 sayılı takibe davalının itirazının iptaline, takibin devamına, takibe konu alacak likit olduğundan asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının her ne kadar kayıtlarda araç maliki olarak gözükmekte ise de, işleten sıfatının bulunmadığını, kazadan önce 02... plakalı aracını .. .. isimli şahsa sattığını, ödenen tutardan eksik kalan 10.000,00 TL verildikten sonra araç kaydını alıcı .. adına vereceğinin kararlaştırıldığını, aracı işleten ..’ün 30 yıldan beri kendi köyü ile .. ilçesi arası minibüsçülük yapan bir şahıs olduğunu, arabayı teslim aldığına dair 03.06.2007 tarihli muhtar tasdikli harici satış senedi ile arabayı teslim aldığına ve kendi nam ve hesabına çalıştırdığına dair şahitleri bulunduğunu, Yargıtay içtihatlarında araç sahibinin işleten olamadığı kanıtlandığı taktirde sorumlu olmayacağının açık bir şekilde belirtildiğini, gerçekten işleten olsaydı dahi söz konusu araç için ferdi koltuk sigortası yaptırmasının hukuken imkânsız olduğunu, mevzuata göre aracın D-2 yetki belgesinin olması gerekeceğini, D-2 yetki belgesi alınabilmesi için sürücü dâhil en az 25 koltuk kapasitesi olması, ticari otobüs olmak üzere toplam 75 koltuk kapasitesi ile 30.000,00 TL sermaye veya işletme sermayesinin olması gerektiğini, olaya karışan 02... plakalı minibüsün 14+1 yolcu kapasiteli olduğunu, aracın karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasının mevcut olduğunu, söz konusu bedelin müvekkiline rücu edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan Yargıtay içtihatlarının olayla bir ilgisinin bulunmadığını, haksız açılan davanın reddine, %20'den aşığı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile Kahta İcra Müdürlüğünün 2013/217 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davacı tarafın %20 icra inkar tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının işleten sıfatının olup olmadığı, işleten olması durumunda sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sorumluluk sınırının ne olduğu mahkeme tarafından tespit edilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2918 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen tanım çevresinde “işleten” sıfatının bulunması, bir başka anlatımla araç üzerindeki fiili hakimiyeti ile aracı tehlikesi kendisine ait olmak üzere kendi ad ve hesabına işletiyor olması halinde de sorumluluğun mümkün bulunduğunu, trafik kaydı, işleteni kesin olarak gösteren bir karine olmayıp kim olduğunu gösteren bir kanıt olduğunu, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen yasal düzenleme bulunmadığını, araç her ne kadar müvekkili adına trafikte kayıtlı ise de aracın kazadan önce haricen sürücüye satıldığını, davanın davalı kayıt malikiyle akit olmadığından husumet sebebiyle reddi gerektiğini, sigorta şirketinin akdinin davalı kayıt malikine değil kazadan önce aracı haricen satın alan dava dışı sürücüye ait olduğunu, rücuen tazminat isteminin husumet sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, aracın işletmesinin alıcının yönetim ve denetimi altında olduğu düşünülerek devre ait sözleşmenin doğruluğu konusunda alıcı veya mirasçılarının muvafakati alınıp alınmadığının, her türlü vergi, harç yükümlülüğü konusunda ilgili vergi dairesine gerekli beyanın yapılıp yapılmadığının araştırılması, toplanacak delil durumuna göre devir işleminin geçerli olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğini, Kangal Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/255 Esas, 2012/217 Karar sayılı ilamı ile, müvekkilinin işleten olmadığı, kayden malik olduğu aracı kullanan ...’in kusursuz olduğu kazaya karışan diğer araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, bu nedenle davalı yönünden davanın reddine karar verdiğini, diğer araç ve işletenin tam kusurlu olmaları nedeniyle onlar yönünden davanın kabul edildiğini, davacının kendi kusuru ile poliçe bedelini %87 oranında fazla ödemek zorunda kaldığını, kendi hatasından dolayı meydana gelen zararı isteme hakkı olmadığını, şartlar oluştuğunda isteyebileceği miktarın poliçe değerini aşamayacağını, davacı lehine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, rücu davası alacağının talep etmesi ve itirazın iptali davası açması hususlarının zamanında yapılmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta poliçesi bulunmamasına dayalı rücuen tazminat alebini içeren itirazın iptali davasına ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kaza tarihinden önce aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesinde öngörülen biçimde devrini gerçekleştirmeyen kaza tarihinde kayden malik görülen davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.