Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet kararını, iletişimin tespiti kararının hukuka uygunluğunu tespit ederek temyiz itirazlarını reddedip onamıştır.
Özet: Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Yargıtay bozma ilamının ardından yeniden kurulan mahkumiyet hükmü, sanık müdafiinin iletişimin tespiti kararının usule aykırı olduğu yönündeki temyiz itirazına rağmen, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, delillerin yeterli olduğu ve uyuşturucu maddenin kullanım sınırında olduğu gerekçeleriyle incelenmiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilerek oy birliğiyle onanmıştır.
8. Ceza Dairesi         2025/5318 E.  ,  2025/8214 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/2163 E., 2025/350 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.06.2023 tarihli ve 2021/63 Esas, 2022/1168 Karar sayılı ek kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.10.2024 tarihli ve 2024/12836 Esas, 2024/7233 Karar sayılı kararı ile "dosya kapsamında sanığın 16.10.2019 tarihli eylemine ilişkin soruşturma evrakının bulunmaması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.03.2025 tarihli ve 2024/2163 Esas, 2025/350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Dosya kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 135. maddesi uyarınca alınan iletişimin tespiti ve dinlenmesi kararının usule uygun olmadığına, başka türlü delil elde edilebilecek hallerde iletişimin tespiti ve dinlenmesi kararının verilemeyeceğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın evinde yapılmak üzere gidildiğinde sanığı elinde bulunan maddeleri tuvalete döktüğü ve elde edilemediği ancak kül tablası içinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi üzerine kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın evinde ele geçen uyuşturucu madde miktarlarının kullanım sınırında olduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 135. maddesi uyarınca alınan iletişimin tespiti ve dinlenmesi kararının usule uygun olduğuna, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebebinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.03.2025 tarihli ve 2024/2163 Esas, 2025/350 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.