Zorunlu Trafik Sigortası kapsamında tek taraflı kazada tam kusurlu sürücü desteğinden yoksun kalma tazminatında, eski genel şartların uygulanması ve sürücünün kusurunun destekten yoksun kalana yansıtılamaması ilkesi değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir; olayda davacının desteği, 2014 yılında kendi kullandığı araçla geçirdiği tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybetmiş ve sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem heyeti, desteğin %100 kusurlu olması nedeniyle davayı reddetmiştir. İtiraz hakem heyetinin vekalet ücretine dair düzeltme hariç kararı onaması üzerine, davacı vekilinin temyiz talebi Yüksek Mahkeme tarafından reddedilerek itiraz hakem heyeti kararı usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır; ancak karşı oyda, kazanın 2014te gerçekleşmesi nedeniyle 01.06.2015 öncesi genel şartların uygulanması gerektiği ve desteğin kusurunun destekten yoksun kalan üçüncü kişiye yansıtılamayacağı belirtilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/3574 E.  ,  2025/11659 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/136 E., 2024/139 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/İHK-8044
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/1251
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı, davacının desteğinin sürücüsü olduğu aracın 30.07.2014 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucunda desteğin hayatını kaybederek davacının destekten yoksun kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; desteğin dava dışı çocuklarına ödeme yapıldığını, desteğin kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, desteğin tam kusurlu olması nedeni ile taleplerin poliçe teminatı dışında olduğunu, sigorta şirketinin işleten ve sürücünün kusuru oranında sorumluluğu olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz istenilmesinin hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilebileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının desteğinin meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, araç işleteninin de kazada hayatını kaybettiği, sigorta şirketine dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Trafik Sigortası Genel Şartlarının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu tarihten önce yapılan sözleşmeler için genel şartların uygulanamayacağını, taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olduğunu
ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden destek sürücünün yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
09.07.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut olayda; desteğin sürücüsü olduğu araç ile seyri sırasında 30.07.2014 tarihinde meydana gelen kaza sonucu vefat ettiği ve davalı ... şirketinin aracı zorunlu trafik sigortası ile teminat altına aldığı görülmektedir. Davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası (ZMSS) Genel Şartları'na göre değil, 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir.
01.06.2015 tarihli yeni ZMSS Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22.02.20 12... /17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nın 16.01.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, davacının talebinin ve iddia ettiği zararın ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı; davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan ve doğrudan kendisi üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamayacağı ilkeleri gözetilmelidir.
Bu sebeplerle; desteğin davaya konu trafik kazasındaki kusurunun işleten olmayan davacının talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatına etki etmeyeceği de dikkate alınarak, davalının tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı ve kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.