Bozma sonrası yeniden görülen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı tapu iptali ve tescil davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin kısmi kabul kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma Kanununun mülga 17. maddesi gereğince açılan tapu iptal ve tescil davasında, davacı idare kamulaştırılan taşınmazın bedelini ödemesine karşın tapu devrinin yapılmadığını belirterek mülkiyetin kendi adına tescilini talep etmiştir. Davalı taşınmaz malikleri ise ödemelerin tamlığına, yargılama giderlerine ve sürecin sorumluluğuna itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı sonrası istinaf incelemesinden geçen ve Yargıtayın bozması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak davanın tekrar kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu karar hem idare hem de davalılar tarafından yeniden temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/211 Esas, 2024/1883 Karar KARAR: Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 627 parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatının yapıldığını, taşınmaz maliklerince müvekkili idare aleyhine Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/223 Esas, 1999/86 Karar sayılı ve Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/277 Esas, 1999/275 Karar sayılı dosyalarında tezyidi bedel davası açıldığını ve hükmedilen bedelin müvekkili idarece ödendiğini, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, buna karşılık davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin aradan uzun yıllar geçmesinden dolayı kamulaştırma işlemine ilişkin hukuki süreç konusunda net bir bilgi sahibi olmadığını, ancak davacı idare tarafından dosyaya sürecin tamamlandığına dair belgeler ibraz edilmesi durumunda davanın esasına yönelik herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, ayrıca davanın açılmasına müvekkilleri sebebiyet vermediğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini, davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili için idare tarafından dava öncesinde herhangi bir girişimde bulunulmadığını, davanın açılmasında kusurun idareye ait olduğunu, bu nedenle davanın açılmasında kusuru bulunmayan müvekkilleri aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmayacağını, kamulaştırma davalarında davacı idare lehine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, her ne kadar dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin davacı idarece ödendiği belirtilmişse de yapılan ödemelere dair herhangi bir belgeye ulaşılamadığını ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/71 Esas, 2021/524 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, taşınmazın davalı ... ile diğer davalıların murisleri ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, tapu maliki ..., ... ve ...'ndan mirasçılarına intikal eden paylar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/20 Esas, 2023/518 Karar sayılı kararı ile davacı idare tarafından ibraz edilen kamulaştırma evrakı, veraset ilamları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmazda davalı murisleri , ..., ...ve davalılardan ... hisseli malik iken taşınmazın 1996 yılında idarece kamulaştırıldığı ve noter tebliğ evraklarının taşınmazda hak sahipleri ... (ölüm yılı 1981), ... (ölüm yılı 1994), ...'in (ölüm yılı 1948) o tarihteki mirasçıları olan davalı ... ile sonradan vefat eden bir kısım davalı murisleri ...'e usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, o tarihte murislerinin yegane mirasçıları ve hak sahibi konumunda olan ... ve ... tarafından Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/223 Esas, 1999/86 Karar ve Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/277 Esas, 1999/275 Karar sayılı dosyaları ile tezyidi bedel davası açıldığı, yapılan yargılamalar sonucu artırılmasına karar verilen bedellerin Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği ve dosyada mevcut tahakkuk müzekkeresi ve verile emri yazılarına bağlanarak idarece ... ve ...'a ödenmek üzere tahsis edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda dava konusu taşınmazda davalı muris ve kök murisleri ..., ..., ...ile davalılardan ... payları yönünden davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tezyidi bedel davası açanlar olarak sadece ... ve ... payları yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun bir kısım davalılar yönünden esastan reddine, davacı idare yönünden kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/20 Esas, 2023/518 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kamulaştırma tarihinde hayatta olmayan... (...), ... ve ...'dan davalı ...'e intikal eden paylar yönünden noter tebligatı, tezyidi bedel davası veya kamulaştırma bedelinin depo edildiğine dair bir belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmış, çekişmesiz kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edilip edilmediği, şayet bloke edilmişse bloke edildiğine ilişkin makbuz, dekont ve benzeri belgelerin ilgili idareden ve bankadan sorularak alınacak yazı cevapları doğrultusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararBölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile kamulaştırma tarihinde hayatta olmayan... (...), ... ve ...'dan davalı ...'e intikal eden paylar yönünden noter tebligatı, tezyidi bedel davası veya kamulaştırma bedelinin depo edildiğine dair bir belgenin bulunmadığı davacı idareye ve ... Bankasına yazılan müzekkere cevaplarından anlaşılmış olup davacı idarenin tescil talebinin ... (...), ... ve ...'dan davalı ...'e intikal eden paylar yönünden reddi gerektiği sonucuna varılarak bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, tapu maliklerine noter tebligatlarının yapıldığını, kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiğini, kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, bu nedenle davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, her türlü takyidattan ari olarak tescil hükmü kurulması gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili için idare tarafından dava öncesinde herhangi bir girişimde bulunulmadığını, davanın açılmasında kusurun idareye ait olduğunu, davanın açılmasında kusuru bulunmayan müvekkilleri aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma davalarında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, her ne kadar dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin davacı idarece ödendiği belirtilmişse de yapılan ödemelere dair herhangi bir belgeye ulaşılamadığını ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır.2. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekili ve davalılar ... vd. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maaddesinin birinci fıkrası uyarınca kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ... vd.den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.