Yargıtay 7. Ceza Dairesinden kaçakçılık suçunda hukuka aykırı arama sonucu elde edilen delillerin yasak nitelikte olması sebebiyle beraat yerine mahkumiyetin bozulması kararı.
Özet: Sanık hakkında kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, usulüne uygun bir arama kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallere özgü yazılı arama izni olmaksızın elde edilen kaçak eşyanın hukuka aykırı delil niteliğinde olması ve Anayasanın 38/2. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümlerine göre bu tür delillere dayanılarak mahkûmiyet kararı verilemeyeceği, sanığın da suçu ikrara yönelik savunmasının bulunmadığı gerekçesiyle, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunması nedeniyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/2351 E.  ,  2025/11537 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/21 E., 2021/150 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ... kaçak eşya konusunda Mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116 ilâ 119. maddelerine göre verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı cihetle; hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın atılı suçu ikrara yönelik bir savunması da bulunmadığı nazara alındığında Anayasa'nın 38/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 206/2. maddesinin (a) bendi, aynı Kanun'un 217/2. maddesi ve 230/1. maddesine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,01.10.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinin yapıldığı kapatılan Yargıtay 19.Ceza Dairesince 11.11.2019 tarihinde 2019/12259 Esas ve 2019/13968 sayılı karar ile dosyanın esasına girilip sübut kabul edildikten sonra suç tarihinden sonra yürürlüğe giren lehe olan kanun maddesinin tatbiki ve TCK 43.maddesinin değerlendirilmesi nedeniyle bozma kararı tatbik edilmiş olup bozma kararına uyan yerel mahkemenin mahkûmiyet içeren kararı bu defa safahattan dönülmez ilkesine aykırılık oluşturacak biçimde, hukuki güvenliği zedeler mahiyette arama kararı yokluğundan bozma kararı verilmesine muhalifim.01.10.2025