Ankarada yol yapımı nedeniyle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, idareler arası husumet, sorumluluk ve tazminat hesaplaması hususlarında temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine, davalı ve dahili davalının istinaf başvurularını değerlendiren bölge adliye mahkemesinin, davalı idare yönünden ilk kararı onayıp davanın kabulüne hükmederken, dahili davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verdiği, bu kararın ardından davalı idare vekilinin temyiz başvurusunda bulunmasıyla dosyanın temyiz incelemesine geldiği, tarafların taşınmaza kamulaştırmasız el atılmasına ve sorumluluğa ilişkin farklı savunmalarının bulunduğu bir hukuki sürecin anlatıldığı görülmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/1968 E.  ,  2025/12666 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/3294 Esas, 2024/3157 Karar
KARAR: Esastan ret / Yeniden esas hakkında verilen karar / Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/554 Esas, 2023/606 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve dahili davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı ... yönünden esastan reddine, dahili davalı ... yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dahili davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., Mahallesi 214 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığını, diğer paydaşlar tarafından Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/466 Esas, 2018/491 Karar sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne dair kararın kesinleştiğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 1/50 00... /25000 arasındaki her ölçekte ... Planını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak görevinin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, bu nedenle husumetin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, imar düzenlemesi gereği düzenleme ortaklık payı olarak yapılan kesintinin dava konusu edilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan genişliği 12 metre ve üzerindeki yollardan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu, bu nedenle adı geçen belediyenin davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacılar tarafından emsal gösterilen Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/466 Esas, 2018/491 Karar sayılı dosyasının davacılar yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini ileri sürmüştür.
2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal süresi içinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma olgusunun idarenin bir işlemi olan imar uygulamasından kaynaklandığını, bu nedenle davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazı kapsayan imar planlarının 2004 yılından önce ... tarafından onaylandığını, müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili veya hukuki olarak el atılmadığını, davanın reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı ve dahili davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalı idare vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; el atma tarihi 04.11.1983 tarihi öncesi olduğundan vekâlet ücretinin maktu olarak tespitini, genişliği 12 metre ve üzerindeki yollardan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu, oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda 15 metre ve üzerindeki yolların ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu belirtilerek hatalı hesaplama yapıldığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
2. Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı kapsayan imar planlarının 2004 yılından önce ... tarafından onaylandığını, müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yasal süresi içinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma olgusunun idarenin bir işlemi olan imar uygulamasından kaynaklandığını, bu nedenle davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili veya hukuki olarak el atılmadığını, davanın reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Plan ve Proje Müdürlüğü tarafından daha önce benzer dosyalar ve taşınmazın paydaşları tarafından açılarak Daireye intikal eden dosyada celbedilen cevabi yazılar dikkate alındığında dava konusu 214 parsel sayılı taşınmaz öncesinde 29.560 m² alanlı iken 1966 yılında yapılan 23 numaralı imar planında 20.464 m² diğer plana bırakılıp 636 m² yola terk, 6.552 m² ... alana ayrıldıktan sonra 1.908 m²nin imarın 2 38... parseline şuyulandırıldığı, diğer plana bırakılan 20.464 m²nin daha sonra 29 numaralı parselasyon planı ile iki kez uygulamaya alınarak toplamda 5.115 m² yola terk olarak ayrıldıktan sonra kalan 15.349 m²nin imarın muhtelif ada ve parsellerine şuyulandırıldığı, 23... numaralı planlar ile yapılan uygulama sonucunda yola terk olarak ayrılan toplam 5.751 m² ile ... alan olarak ayrılan 6.552 m²nin toplamı olan 12.303 m²nin 1973 onay tarihli olan 47 numaralı parselasyon planı ile uygulamaya alınarak 5.751 m²nin diğer plana bırakılıp ( 23... numaralı planlarla yola terk olarak ayrılan bölümler toplamı) önceki planda ... alan olarak ayrılan 6.552 m²nin 627 m² yola terk olarak ayrılıp 4.553 m² işlenmeyen alan olarak ayrıldıktan sonra 1.372 m²nin imar parsellerine şuyulandırıldığı, 6.552 m²nin hiç uygulamaya alınmamış gibi daha sonra 63 numaralı parselasyon planı ile tekrar uygulamaya alınarak 950 m²nin istimlak edilecek alan olarak ayrılıp 2.293 m² düzenleme ortaklık payı olarak kesildikten sonra 3.309 m²nin ise imar parsellerine şuyulandırıldığı, tüm bu işlemler sonucunda 7.622 m²nin tapuda yaşamakla birlikte imar adaları arasında kaybolduğu, Dairece yapılan inceleme sırasında sunulan yeni tapu kaydında taşınmazın 5.329 m² alanlı olarak tescilli olduğu 63 numaralı parselasyon planı ile düzenleme ortaklık payı olarak ayrılan 2.293 m²nin tapudan terkin edildiğinin anlaşıldığı, davalı idare vekili dava konusu taşınmazın 6785 sayılı İmar Kanunu'nun (6785 sayılı Kanun) 42 nci maddesi uyarınca yola terk edildiğini, düzenleme ortaklık payı karşılığı olduğunu savunmuş ise de taşınmazın ilk kez 19 66... yıllarında onaylanan 23... numaralı planlar uyarınca uygulamaya alındığı, uygulama sonucu tapuya tescilin yapıldığı ve kesinleştiği 1969 yılı itibarıyla 6785 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin Anayasa Mahkemesinin 22.11.1963 tarihli ve 1963/65 Esas, 1963/278 Karar sayılı kararı ile iptal edilerek 14.01.1964 tarihli 11606 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olduğu, 42 nci maddeyi yeniden düzenleyen ve mer'i 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesi benzeri düzenlemeyi içeren 1605 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 20.07.1972 tarihine kadar zayiat ya da düzenleme ortaklık payı adı altında yapılan kesintilerin yasal dayanağı kalmadığı gibi taşınmazda yapılan kesintinin zayiat adı altında değil yola terk olarak ayrıldığı da dikkate alındığında 5.751 m²nin bedelinin ödenmesi gerektiği, ilk uygulama ile ... alana ayrılan 6.552 m²lik kısım önce 1973 yılında onaylanarak 1974 yılında kesinleşen 47 numaralı planla daha sonra 63 numaralı planla uygulamaya alınarak yola giden ve düzenleme ortaklık payı adı altında kesintiler yapılarak kalan bölümleri imar parsellerine şuyulandırılmış, düzenleme ortaklık payı olarak ayrılan 2.293 m²lik bölümü yargılama devam ederken tapudan terkin edilmiş ise de ilk uygulama sonucu taşınmazın bu bölümünün imar parseli haline dönüştüğü 6785 sayılı Kanun'un 42 nci maddenin (b) bendinin beşinci fıkrası ve 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir taşınmazdan ikinci kez düzenleme ortaklık payı adı altında yasal bir kesinti yapılamayacağı amir hükmü karşısında bu bölüm bedeline de hükmedilmesi gerektiği dikkate alındığında istinaf edenlerin sıfatı uyarınca bu savunmalara itibar edilmediği, bu itibarla taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın paydaşları tarafından açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen bedel de değerlendirilmek suretiyle değerinin tespit edilip taşınmazın tapu alanı üzerinden davacı hisselerine düşen bedelin hesaplanmasında aynı bölgeden gerek Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen, gerekse Dairenin denetiminden geçen bedeller de dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ... Başkanlığının bu yönlere ilişkin, dahili davalı ... Başkanlığının ise aşağıdakiler haricindeki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, şöyle ki dava konusu taşınmazın yola terkine ilişkin imar planlarının ... tarafından yapıldığı, yola terk edilmekle taşınmaza o tarihte el atıldığı belirli olmakla ... ilçesinin Büyükşehir Belediyesi sınırları dışında kaldığı dönemde gerçekleşen işlemler nedeniyle ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olamayacağı, zira aynı gerekçelerle davalı idare aleyhine açılan davaların kabulüne dair kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştikleri, bu arada taşınmazın paydaşları tarafından açılan davanın davalı ... yönünden kabulüne dair kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/5866 Esas sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği dikkate alınarak dahili davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmesi gerekirken aynı taşınmaza yönelik kesinleşmiş yargı kararı göz ardı edilerek her iki idare yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi ve dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeden Daireye intikal eden dava dosyaları ile taşınmazın paydaşları tarafından açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dava dosyasında taşınmaza el atma tarihinin 1983 yılı öncesi olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerekirken, harcın yazılı gerekçe ile maktu olarak, vekâlet ücretinin ise nispi olarak tahsiline dair hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun davalı ... yönünden esastan reddine, dahili davalı ... yönünden kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dahili davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı ve dahili davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Ankara ili, ..., Mahallesi 214 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, istinaf incelemesinde ileri sürülmeyen bir hususun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.