Paylı Mülkiyette Haksız El Atmanın Önlenmesi Talebinin Konusuz Kalması Durumunda Yargılama Giderleri ve Nispi Harç Hesaplamasına İlişkin Temyiz İncelemesi
Özet: Müşterek mülkiyete tabi taşınmazların davalı tarafından haksız kullanımına son verilmesi ve ecrimisil talebiyle açılan davada, ecrimisil talebi ayrıldıktan sonra, el atmanın önlenmesi davası davalının yargılama sırasında taşınmaz kullanımına son vermesiyle konusuz kalmıştır. Buna rağmen ilk derece mahkemesi, davalının geçerli bir hukuki sebep olmaksızın taşınmazları kullanması ve davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle "karar verilmesine yer olmadığına" hükmederek yargılama giderlerini davalıya yüklemiştir. İstinaf mahkemesinin bu kararı onaması üzerine davalı, eksik harç, kararın hatalı olduğu ve konusuz kalan davalarda harç ile vekalet ücretinin maktu olması gerektiği gibi gerekçelerle temyiz başvurusu yapmış, Yüksek Mahkeme ise davalının temyiz itirazlarının büyük ölçüde yerinde olmadığını belirtmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/452 E., 2025/1376 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaca Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/112 E., 2024/284 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 13... parsel, 1 76... parsel, 1 09... parsel, 1 76... parsel ve 1 13... parsel sayılı taşınmazların elbirliği ile mülkiyetinde olduğunu, dolayısıyla adı geçen taşınmazlardaki ortakların payları üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceklerini, tüm ortakların oy birliği ile taşınmazla ilgili karar vermesinin gerektiğini, taşınmazların davalı tarafından haksız olarak kullanıldığını ve taraflar arasında kullanıma yönelik bir sözleşmenin de bulunmadığını ileri sürerek davalının taşınmazlara yönelik el atmasının önlenmesine ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilleri için ayrı ayrı 100,00 TL’den olmak üzere toplamda 200,00 TL tutarındaki ecrimisilin işgalin öğrenildiği tarih olan 04.04.2013 tarihinden itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etmiş olup bu talepler 16.04.2024 tarihinde tefrik edilerek yargılamaya el atmanın önlenmesi talebi yönünden devam edilmiştir. II. CEVAP1. Davalı cevap dilekçesinde; kendisinin dava konusu taşınmazlar üzerinde 2011 yılından itibaren ortaklık yöntemiyle ekim dikim işini yaptığını, zamanında dava dışı ... ile taşınmazların bu yolla kullanımı konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, onun ölmesi sonucu vasiyetinin de aynı doğrultuda olduğunu, ayrıca taşınmaz paydaşlarından ...’ın anlaşmayı devam ettirdiğini, masrafları kendisinin karşıladığını, paydaşların 10 yıl boyunca herhangi bir itirazlarının olmadığını ve talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.2. İhbar olunan ... beyan dilekçesinde; davacıların kendi kızları olduğunu, kendisinin emekli olmaması sebebiyle muris eşi ...’ın davalıya ekip biçmesi karşılığında taşınmazları verdiğini, parasının da kendisine vermesi gerektiğini belirttiğini, kendi geçimini bu para ile sağladığını, başlangıçta tüm çocuklarının buna izin verdiklerini ve davanın neden açıldığını anlamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIAlaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.12.2024 tarihli ve 2024/112 Esas, 2024/284 Karar sayılı kararındaki "...davalının kullanımına dava açıldıktan sonra yargılama esnasında son verdiği, dolayısıyla el atmanın önlenmesi davasının konusuz kaldığı, yargılama giderlerine davaya devam edilseydi kimin aleyhine karar verilecek idiyse o kişinin katlanmasının gerektiği, davalı tarafın dava konusu taşınmazları geçerli bir hukuki sebep olmamasına rağmen kullanmaya devam ederek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davacı tarafın bu taşınmazlar yönünden dava açmakta haklı olduğu..." gerekçesiyle el atmanın önlenmesi davasının konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 04.06.2025 tarihli ve 2025/452 Esas, 2025/1376 Karar sayılı kararındaki "...İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Eksik harcın verilen kesin süreden beş buçuk ay sonra tamamlanmış olduğunu,2. İncelemenin eksik yapıldığını,3. Kararın hatalı olduğunu,4. Davanın konusuz kalması durumunda nispi değil maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini,5. Ayrıca hükmün keşif bedelinin tamamı üzerinden değil müvekkillerinin payları oranında hükmedilmesinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilam harcı baslıklı III. kısmının 1. fıkrasında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı; 2-a fıkrasında ise, 1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkân bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlar ve davanın reddi kararlarında maktu karar ve ilâm harcı alınacağı hükme bağlanmıştır. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın konusuz kalması halinde verilecek kararlarda maktu harcın alınmasının gerektiği kuşkusuzdur. Somut olayda, davacının dava tarihi itibariyle davasında492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilâm harcı başlıklı III. Kısmının 1. Fıkrasında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilâm harcı; 2-a fıkrasında ise, 1. Fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlar ve davanın reddi kararlarında maktu karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmıştır. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın konusuz kalması halinde verilecek kararlarda maktu harcın alınması gerektiği kuşkusuzdur. Somut olayda, davacının dava tarihi itibariyle davasında haklı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her ne kadar açılırken dava nispi harca tabu ise de yargılama sırasında konusuz kaldığından davalı aleyhine maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarında Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine;2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan cümlenin tamamının çıkartılarak yerine "Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ilâm harcının peşin yatırılan 28.545,00 TL harçtan mahsubu ile artan 28.117,40 TL'nin isteği hâlinde davacıya iadesine"; (5) numaralı bendinde yer alan cümlenin tamamen çıkartılarak "Davacılar tarafından yapılan, 80,70 TL başvurma harcı ile 427,60 TL karar ve ilâm harcı toplamı olan 508,30 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine" şeklindeki cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİRELERK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.