Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında kış lastiği olmayan otobüsün buzlu yolda yaptığı kazada sigortacının ödediği tazminatın ağır kusur nedeniyle araç sahibinden rücuen tahsiline yönelik itirazın iptali davası.
Özet: Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle teminat altında olan bir otobüsün karıştığı, yolcu ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan tek taraflı trafik kazası sonrasında tazminat ödeyen davacı sigorta şirketi, kaza anında araçta kış lastiği bulunmamasını ZMSS Genel Şartları uyarınca ağır kusur sayarak araç maliki olan davalıdan rücuen tahsilat için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmekte; ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri kış lastiği eksikliğinin ağır kusur teşkil etmediği gerekçesiyle davayı reddederken, davacı expertiz raporlarına dayanarak kararın bozulmasını istemektedir.
4. Hukuk Dairesi         2023/262 E.  ,  2025/11554 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/1187 E., 2022/2031 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/17 E., 2020/178 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.01.2015 tarihinde davalının maliki olduğu ve müvekkili tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın yaya kaldırımına çarparak devrilmesi ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta bulunan bir yolcunun vefat ettiği ve bir kısım yolcuların ise yaralandığını, müteveffanın desteğinden yoksun kalanların ve yaralanan yolcuların davacıya yapmış olduğu başvurular sonucunda davacının ödeme yaptığını, kaza sırasında sigortalanan aracın sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığını ve araçta da kaza esasında kış lastiğinin takılı olmadığını, müvekkilince yapılan ödemenin davalıdan tahsili için ... . İcra Müdürlüğü'nün 2017/1631 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline ve davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; rücu şartlarının oluşmadığını, ceza mahkemesinde alınan kusur raporunun hukuk hakimini bağlamayacağını, kış lastiğinin olmaması durumu kusur olarak değerlendirilebilse de ağır kusurlu veya kasıtlı davranış olarak değerlendirilemeyeceğini, davalının maliki olduğu aracın kaza esnasındaki sürücüsünün ehliyetinin bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kış lastiği takmamamın kasti bir hareket veya ağır kusur olarak nitelendirilemeyeceği ve bu nedenle rücu şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu'nca tanzim olunan raporda sigortalanan aracın kış lastiğinin olmamasının ağır kusur olarak değerlendirilmiş olmasına rağmen mahkemece kış lastiğinin olmamasının ağır kusur olarak değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Genel Şartların B.4 bölümünde ağır kusur halinin rücu nedeni olarak düzenlendiğini, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davalının maliki olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacı tarafça dava dışı kişilere yapılan ödemelerin ZMSS Genel Şartları B.4. Maddesi kapsamında davalı sigortalının kasti veya ağır kusuruna dayalı olarak rücusu için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Dosya kapsamında yer alan ve kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağından; davacı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan şehirlerarası yolcu otobüsünün yaya kaldırımına çarpıp devrilmesi sonucunda 17.01.2015 tarihinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, kaza sırasında yolun buzlu olduğunun ifade edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın kaza sırasında kış lastiklerinin olmaması nedeniyle kolluk görevlilerince ... seri numaralı ve ... sıra numaralı idari para cezası tutanağının tanzim olunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan 05.09.2019 tarihli raporda; kazanın gerçekleştiği ocak ayındaki kış mevsimi şartları ve zemini buzlu yol dikkate alındığında, araçta kış lastiğinin bulunmamasının ve kar lastiğinin kullanılmasının amacı olan kaymayı önleyici niteliğinden yararlanmayı engellediğinin ve kazayı etkilediğinin, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 29.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda da, kar lastiği olsa idi, karlı ve buzlu yolda aracın kaymasının farklı olacağının değerlendirildiği, zikredilen kış ve yol şartlarında kış lastiği kullanmama şeklindeki yolcu otobüsünün güvenli seyrini sağlamamak şeklindeki olumsuz dikkatsiz, tedbirsiz ve kural dışı davranışının ağır kusur oluşturduğu ifade edilmiştir.
8.11.2012 tarihli ve 28461 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü Ve Usuller İle Tartı Ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmelik'in 6/1-j maddesi; "Yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların her yılın 1 aralık ile 1 nisan tarihleri arasında kış lastiği kullanmaları zorunludur." şeklinde olup, davacı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, kaza tarihinde kış lastiği takmasının zorunlu olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada alınan 05.09.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan raporda açıkça mütalaa edildiği üzere; kış lastiğinin bulunmamasının kazayı olumsuz yönde etkilediği ve ağır kusur olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece dosya içeriğine uymayan ve yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2. Bozmanın kapsam ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye mahkemesine gönderilmesine,
08.07.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, ZMSS poliçesi gereği zarar gören 3.kişilere tazminat ödeyen sigortacının ödediği bedelin ağır kusur gerekçesiyle sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı trafik sigortacısı sigortalı araca kış lastiği takmaması nedeniyle davalı sigortalının "ağır kusurlu" olduğunu ileri sürerek rücu talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ağır kusurun varlığı kabul edilmeyerek dava reddedilmiş, sayın çoğunluk tarafından ATK raporuyla bu hususun ağır kusur olduğu tespiti yapıldığından bu rapora göre sigortacının rücu hakkı bulunduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Kış Lastiği Kullanma Zorunluluğu İle İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in 5.maddesinde "Ülkemizde tescil edilmiş olsun veya olmasın, şehirlerarası karayollarında yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan taşıtlarda her yılın 1 Aralık ile takip eden yılın 1 Nisan tarihleri arasında kalan dört aylık dönemde kış lastiği kullanılması zorunludur" düzenlemesi yapılmış; aynı tebliğin 8/1-a maddesinde ise "Kış lastiği kullanması zorunlu olduğu halde kullanmayan işletenler için, Kanunun 65/A maddesinde belirlenen para cezası uygulanır" denilmek suretiyle kış lastiği kullanma zorunluluğuna uymamanın müeyyidesi idari para cezası olarak düzenlenmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.a maddesinde, tazminatı gerektiren olayın sigortalının "kasti hareketi" ya da "ağır kusuru" sonucu meydana gelmesi halinde sigortacının rücu hakkının bulunduğu düzenlenmiştir. Anılan bu düzenlemede, kazanın kasten gerçekleştirilmesi ya da ağır kusur sonucu gerçekleşmesi rücu şartı olarak yer almıştır.
Dairemizin yerleşik uygulaması gereği "ağır kusur" kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise sigortalı aracın kış lastiklerinin takılmamış olması, yaptırımı idari para cezası olan bir durumdan ibaret olup, sigortalı araç işleteni bakımından idari para cezası gerektiren bu eylemin kazanın ağır kusurla gerçekleştirilmesi olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Somut olayın özellikleri itibariyle (kaza saati- yeri- hava şartları) aracın kış lastiği takmış olması halinde de mevcut kazanın meydana gelebileceği değerlendirildiğinden ağır kusur bulunduğu yönündeki görüşe katılmak mümkün olmamıştır.
Tüm bu nedenlerle, olayda ağır kusur ve rücu şartlarının bulunmadığına ilişkin karar usul ve yasaya uygun olup onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.