Hırsızlık isnadıyla şikayet sonrası beraat eden davacıların, kişilik hakları ihlali iddiasıyla açtığı manevi tazminat davasının hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek reddi.
Özet: Hırsızlıkla suçlandıkları iddiasıyla manevi tazminat talep eden temizlikçiler ile kendilerini şikayet eden davalı arasındaki uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi davacıları haklı bularak tazminata hükmetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davalının eylemini zayıf emarelere dayanmakla birlikte hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirerek davayı reddetmiştir; temyiz incelemesinde Yargıtay, davalının hak arama özgürlüğünü kullandığına dair istinaf kararını onamış, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddini kesinleştirmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2022/17179 E.  ,  2025/15372 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/626 E., 2022/2727 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/96 E., 2020/232 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkillerini hırsızlıkla suçlayıp haklarında dava açılmasına sebebiyet verdiğini, olayın basında da yer aldığını hiç bir emareye dayanmayan şikayetin iftira mahiyetinde olduğunu ileri sürerek her bir müvekkili için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şikayetin makul şüpheye dayalı hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalının salt şüpheye dayalı olarak şikayette bulunduğu, davacıların kişilik hakları ile davalının şikayet hakkı arasındaki çatışan yararlar dengesinin, davacı aleyhine bozulduğu ve davalı bakımından hukuka uygunluk nedeni de gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacılar lehine 35.000,00'er TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının halının olmadığını 28.02.2018 tarihinde fark ettiği, hemen şikayetçi olmadığı, halıyı bulmak için araştırma yaptığı, site yönetiminden olaydan kısa bir süre önce davalı ... hakkında benzer bir isnattan dolayı tutanak tutulduğu bilgisini aldığı, evin kapı ve pencerelerinde herhangi bir zorlama olmadığı, davalı ...'ın eve temizlik için giren biri olduğu, bunun üzerine 150.000,00 Euro değerinde olduğunu öne sürdüğü halının çalınması şüphesiyle 29.04.2018 tarihinde şikayetçi olduğu, ceza yargılamasında sanıkların müsnet suçu işlediği sabit olmadığından CMK. 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verildiği, bu durumda davalının şikayetini haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığının bulunduğu, salt davacıları zararlandırmak için iftira atma amaçlı şikayette bulunmadığı, başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği, davalının eyleminin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmayıp hak arama özgürlüğü kapsamında şikayet hakkının kullanılması şeklinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm oluşturularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Ceza Mahkemesi kararında şüpheden başka delil olmadığını, halının varlığının bile sabit olmadığının belirtildiğini, hak arama özgürlüğünün sınırsız olmadığını, müvekkillerinin hırsızlık gibi yüz kızartıcı bir suçla yargılandıklarını davalının yaptığı şikayetin müvekkillerinin kişilik haklarına zarar veren bir eylem olarak gördüklerini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.