Yargıtay, bankanın DASK poliçesi yenileme sorumluluğu ile dain-i mürtehin sıfatının kredi borcu ve tazminat ödemesi üzerindeki etkileri gözetilmeden verilen mahkeme kararını bozdu.
Özet: Van depreminde evi yıkılan davacının, kredi veren banka tarafından yenilenmeyen DASK poliçesi nedeniyle açtığı maddi tazminat davasında yerel mahkeme banka ve sigorta şirketini sorumlu tutarken, Yargıtay, bankanın dain-i mürtehin sıfatıyla kredi borcunun durumu ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin araştırılması gerektiği ile zorunlu sigortalarda yenileme sorumluluğunun kredi kullanana, bilgilendirme sorumluluğunun ise kredi kuruluşuna ait olduğuna dair mevzuat hükmünün değerlendirilmemesi gerekçeleriyle kararı bozmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2024/12784 E.  ,  2025/11258 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/495 E., 2022/360 K.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin satın aldığı konut için davalı banka şubesinden 70.000,00 TL anapara olmak üzere 104.500,00 TL geri ödemeli konut kredisi kullandığını ve kredi kullanımı sırasında zorunlu deprem sigortasının davalı banka tarafından yapıldığını, önceden yenilendiği halde poliçe süresi dolmasına rağmen DASK poliçesinin davalı banka tarafından yenilenmediğini, ... Sigorta Poliçesinde de DASK poliçesinin varlığının kabul edildiğini, davalı ... şirketinin de yanlış yapılan işlemlerin tüm aşamasında yer aldığını, davalı bankanın aynı zamanda davalı ... şirketinin acentesi olduğunu, davalı ... şirketinin en azından ... Sigorta Poliçesi kapsamında ödeme yapması gerektiğini, müvekkilinin taşınmazının Van ilinde 23.10.20 11... .11.2011 tarihlerinde meydana gelen depremlerde yıkıldığını, eşyalarının hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş (eski unvanı: ...) vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hasar bedeli DASK poliçesi limiti kapsamında kaldığından ihtiyari düzenlenen deprem sigortası poliçesinden davalı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sigorta poliçesi yaptırma yükümlülüğünün sigorta ettirene ait olduğunu, sigorta ettiren tarafından yenilenmeyen poliçeden dolayı davalı şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bankası A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme gereği yapması gereken DASK poliçesinin yapılmamasından müvekkili bankayı sorumlu tutmasının kanun ve sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etttiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.02.2015 tarih, 2012/289 Esas ve 2015/121 Karar sayılı ilamı ile toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile dava konusu 10.000,00 TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile dava tarihinden itibaren söz konusu bedel üzerinden yasal faiz uygulanmasına ve davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2019 tarih, 2017/5187 Esas ve 2019/11705 Karar sayılı ilamı ile; ''...762 sayılı TTK.nun 1269. maddesi (6102 sayılı yeni TTK'nun 1453. maddesi)uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi (6102 sayılı yeni TTK'nun 1406. maddesi) hükmüne göre, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir. Somut olayda tüm poliçelerde davalı ... Bankası A.Ş. dain-i mürtehin olarak yer almakta olup mahkemece davalı ... Bankası A.Ş. Van Şubesi’nden davacı tarafça kullanılan tüketici kredisi borcunun tamamının ödenip ödenmediği, tamamı ödenmedi ise ne kadarının ödendiği, ödenmeyen taksitler var ise hangi aylara ilişkin ve ne kadar olduğunun sorulması, kalan kredi borcu poliçe teminatı ve davacının gerçek zararından daha düşük miktarda ise kalan kredi borcunu aşan kısım bakımından davalı bankanın muvafakatine ihtiyaç bulunmadığının dikkate alınması, kalan kredi borcu poliçe teminatı ve davacının gerçek zararından daha yüksek miktarda ise dain-i mürtehin sıfatıyla davalı bankanın tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru değildir.3- Kabule göre de; a)Sigorta poliçesinin yenilenmesi gereken tarih itibariyle yürürlükte bulunan Hazine Müsteşarlığı'nın 17.01.2009 tarih ve 27113 sayılı Resmi Gazete’de yayınladığı Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. fıkrasında zorunlu sigortalarda kredi süresi içerisinde yenileme sorumluluğunun kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun ise kredi kuruluşuna ait olacağı düzenlenmesi yer almaktadır. 587 sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin “sigorta yapma ve yaptırma zorunluluğu” başlıklı 9. maddesinde “Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki bağımsız bölümler ve binalar için, malikler veya varsa intifa hakkı sahipleri tarafından zorunlu deprem sigortası yaptırılır. Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden sonra mesken olarak inşa edilecek bağımsız bölümler ve binalar için, ilgili mevzuat çerçevesinde inşaat ruhsatı alınmış olması kaydıyla, iskan izninden veya içinde yaşanmaya başlanmasından itibaren bir ay içinde zorunlu deprem sigortası yaptırılır. İlgili sigorta şirketi, sigorta sözleşmesinin bitiminden en az bir ay önce taahütlü mektup, telgraf ya da noter kanalıyla sözleşmenin sona ereceğini ve yeni bir sigorta yaptırma zorunluluğunu sözleşme sahiplerine bildirir. Sigorta sözleşmesinin, sona ermesinden itibaren bir ay içerisinde yenilenmemesi durumunda Kurumun sigortadan kaynaklanan sorumluluğu sona erer.” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda davacıya ait konut için davalı bankadan 23.04.2008 tarihinde kullandırılan 48 ay vadeli konut kredisine teminat olarak dava konusu taşınmaz üzerine ipotek konulduğu, davacı ile davalı .... arasında 24.04.2008-24.4.2009 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 15057264 poliçe numaralı zorunlu deprem sigorta poliçesi düzenlendiği, aynı şekilde 24.4.2009-24.4.2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu deprem sigorta poliçesinin yenilendiği, davacı ile davalı .... arasında ayrıca 24.4.2009-24.4.2010, 24.4.2010-24.4.2011, 24.4.2011-24.4.2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere üç adet ... sigorta poliçesi düzenlendiği görülmüştür. 24.4.2009-24.4.2010 tarihlerini kapsayan ilk ... sigorta poliçesinde “...15057264 klasman nolu DASK poliçesinin yenilemesinin yapılacağı varsayılarak ihtiyari
deprem teminatı verilmiştir. DASK poliçenizin yenilemesinin yapılmaması durumunda, zorunlu deprem sigortası ve deprem ve yanardağ püskürmesi teminatının ilgili hükümleri uygulanacaktır. Sayın sigortalımız işbu poliçede sigortalı bina için 27.9.2000 tarihinden itibaren yürürlükte olan zorunlu deprem sigortası gereği .... tarafından tanzim edilen tam kagir yapı tarzlı 24.4.2009 vade başlangıçlı 15057264 klasman numaralı 99.000,00 TL’si olan zorunlu deprem bedeli tenzil edilerek düzenlenmiştir...” ibareleri yer almaktadır. 24.4.2010-24.4.2011 tarihlerini kapsayan ikinci ... sigorta poliçesinde “...15057264 klasman nolu DASK poliçesinin yenilemesinin yapılacağı varsayılarak ihtiyari deprem teminatı verilmiştir. DASK poliçenizin yenilemesinin yapılmaması durumunda, zorunlu deprem sigortası ve deprem ve yanardağ püskürmesi teminatının ilgili hükümleri uygulanacaktır. Sayın sigortalımız işbu poliçede sigortalı bina için 27.9.2000 tarihinden itibaren yürürlükte olan zorunlu deprem sigortası gereği .... tarafından tanzim edilen tam kagir yapı tarzlı 24.4.2010 vade başlangıçlı 15057264 klasman numaralı 99.000,00 TL’si olan zorunlu deprem bedeli tenzil edilerek düzenlenmiştir...” ibareleri bulunmaktadır. 24.4.2011-24.4.2012 tarihlerini kapsayan son ... sigorta poliçesinde “İşbu poliçede sigortalı bina için 27.9.2000 tarihinden itibaren yürürlükte olan zorunlu deprem sigortası gereği ... Sigorta tarafından tanzim edilen tam kagir yapı tarzlı 24.4.2011 vade başlangıçlı 15057264 klasman numaralı 106.200,00 TL olan zorunlu deprem bedeli tenzil edilerek düzenlenmiştir. 15057264 klasman nolu DASK poliçesinin yenilemesinin yapılacağı varsayılarak ihtiyari deprem teminatı verilmiştir. DASK poliçenizin yenilemesinin yapılmaması durumunda, zorunlu deprem sigortası ve deprem ve yanardağ püskürmesi teminatının ilgili hükümleri uygulanacaktır... 587 Sayılı KHK kapsamında zorunlu deprem sigortasına tabi binaların yangın sigortasına ek olarak verilen isteğe bağlı deprem ve yanardağ püskürmesi teminatında sigorta şirketi, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle zorunlu deprem sigortası poliçesine esas teşkil eden teminat limitinin üzerindeki tutardan (artan sigorta bedeli) sorumludur...” ibareleri yer almaktadır.Dosya kapsamında davacıya 23.4.2008 tarihinde kullandırılan 48 ay vadeli konut kredisi nedeniyle dava konusu taşınmaz için düzenlenmiş 24.4.2008-24.4.20 09... .4.2009-24.4.2010 tarihlerini kapsayan iki adet zorunlu deprem sigorta poliçesi mevcut ise de, 24.4.2010 tarihinden sonrası için herhangi bir zorunlu deprem sigorta poliçesi mevcut olmayıp Van ilinde 23/10/20 11... .11.2011 tarihlerinde meydana gelen deprem nedeniyle dava konusu taşınmaz hasar görmüştür. Mahkemece hükme esas alınan 11.8.2014 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre DASK poliçesinin yenilenmemesinde sadece davalıların kusuru olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kredi sözleşmesinin imzalandığı ilk yıl yapılan DASK sigortası, devam eden 2009 yılında da davalı banka tarafından yenilenmiştir. Bu durumda bankanın, sigortanın yenileneceği ve bunun da banka tarafından yerine getirileceği konusunda, kredi müşterisi olan davacıya bir güven verdiğini kabul etmek gerekir. Davalı bankanın zorunlu olan bu sigortayı yenilemesi, en azından yenilenmesi için davacıya bilgilendirme yapması gerektiğinden davalı bankanın kusuru vardır. ... sigorta poliçelerinde her ne kadar ... klasman nolu DASK poliçesinin yenilemesinin yapılacağı varsayılarak ihtiyari deprem teminatı verildiği, DASK poliçesinin yenilemesinin yapılmaması durumunda, zorunlu deprem sigortası ve deprem ve yanardağ püskürmesi teminatının ilgili hükümlerinin uygulanacağı yazılı ise de, bu poliçelerde aynı zamanda zorunlu deprem sigorta vade başlangıç tarihleri ve sigorta bedelleri de güncellenerek .... tarafından tanzim edilen zorunlu deprem sigortasından da bahsedilerek DASK poliçesi yapılmışcasına davacı tüketiciyi yanıltan ibareler bulunduğu ve 587 sayılı KHK da dikkate alındığında, mahkemece davalı banka yanında davalı ... şiketinin de sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak tüm bu kabullere rağmen, davacı sigortalının da zorunlu olan DASK sigortasının süresinin dolup dolmadığını, poliçenin yenilenip yenilenmediğini takip etme ve sigortayı yeniletme konusunda kendisine düşen özen yükümlülüğünde müterafik kusuru vardır. Mahkemece tüm kusur davalılara verilerek davacı tarafın da müterafik kusuru olduğunun gözetilmemesi doğru görülmemiştir. b) HMK 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan sigortacı, bankacı-hukukçulardan aldırılan 11.8.2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının konutuna tam zayi olarak işlem yapılması halinde DASK poliçe limiti olan 106.200,00 TL’den %2 oranında tenzili muafiyet indirimi yapılarak tespit edilen
104.076,00 TL ile ... sigorta poliçesindeki 13.800,00 TL ihtiyari deprem sigorta bedeli toplanarak davacının toplam 117.876,00 TL tazminata hakkı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminat ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir. Davacının konutunun deprem sonrası yıkılıp yıkılmadığı dosya kapsamından net olarak anlaşılamamaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece davacının davaya konu konutunun Van ilinde 23.10.20 11... .11.2011 tarihlerinde meydana gelen depremler sonrası durumuyla ilgili tüm belgelerin AFAD gibi ilgili resmi kurumlardan getirtilerek deprem sonucu yıkılıp yıkılmadığının tespit edilmesi, 09.11.2011 tarihli 2. deprem sonrası konutun durumuna ilişkin eksper raporu varsa davalı ... şirketinden getirtildikten sonra, gerektiğinde keşif yapılmak suretiyle alanında uzman inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak davacının konutunun 23.10.20 11... .11.2011 tarihli depremler sonrası hasar durumu tespit ettirilerek (davalılar lehine oluşan kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla) davacının gerçek zararı DASK poliçe limitini aşıyor ise, davalı ... şirketinin DASK yanında ayrıca ihtiyari deprem sigorta poliçesinin de değerlendirilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma ilamı doğrultusunda davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen 21.12.2021 tarihli banka yazı cevabından davacı ...'ın 25.04.2008 tarihinde kullandığı konut kredisinin ödemelerinin yapılarak kapatıldığı anlaşıldığından davalı bankanın tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin bulunup bulunmadığının sorulmasına gerek duyulmadığı, dava konusu taşınmazın 2011 yılında yaşanan depremler neticesinde ağır hasar aldığı ve alınan karar doğrultusunda taşınmazın bulunduğu sitenin yıkıldığı anlaşıldığından taşınmazın bulunduğu mahalde keşif yapılmasında hukuki yarar olmadığı düşünülmekle bozma ilamı doğrultusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan 20.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait olan ve 23.10.20 11... .11.2011 tarihli depremler sonrası yıkımı gerçekleşen konutun 2011 yılı birim maliyetlerine göre yapı değerinin 106.200,00 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu ve bozma ilamı doğrultusunda hazırlandığı değerlendirildiğinden hükme esas alındığı, davalı bankanın sigortanın yenileneceği ve bunun da banka tarafından yerine getirileceği konusunda, kredi müşterisi olan davacıya bir güven verdiği, bankanın zorunlu olan bu sigortayı yenilemesi, en azından yenilenmesi için davacıya bilgilendirme yapması gerektiğinden kusurlu olduğu, poliçelerde zorunlu deprem sigorta vade başlangıç tarihleri ve sigorta bedelleri de güncellenerek .... tarafından tanzim edilen zorunlu deprem sigortasından da bahsedilerek DASK poliçesi yapılmışcasına davacı tüketiciyi yanıltan ibareler bulunduğu ve 587 sayılı KHK da dikkate alındığında, davalı bankanın yanında davalı ... şirketinin de kusurlu olduğu, ancak davacı sigortalının da zorunlu olan DASK sigortasının süresinin dolup dolmadığını, poliçenin yenilenip yenilenmediğini takip etme ve sigortayı yeniletme konusunda kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından müterafik kusuru bulunduğunun değerlendirildiği ve depremler nedeniyle yıkımı gerçekleşen davacıya ait konut için bilirkişi raporu ile belirlenen 106.200,00 TL yapı bedeli üzerinden davacının %50 oranında müterafik kusuru nedeniyle indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 53.100,00 TL tazminatın dava tarihi 19.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu talep tutarı ıslah edilmiş ise de davacı tarafından ıslah harcının yatırılmadığını, davanın kısmi dava olarak ikame edildiğini, her ne kadar dava değeri ıslah edilmiş ise de ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda tespit edilen hasar miktarı nazara alındığında zorunlu deprem sigortasının vermiş olduğu deprem teminatını aşan bir hasarın mevcut olmadığını, bu nedenle davalı ... şirketinin düzenlemiş olduğu ... Sigorta Poliçesi kapsamında ödenmesi gereken bir tutarın mevcut olmadığını, davacı tarafın söz konusu poliçe kapsamında bir ödeme yapılmasına ilişkin istemlerini DASK'a yönlendirmesi gerektiğini, davalı müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yetkili kamu kurumları tarafından yıkılmasına karar verilen binaların sigortanın kapsamı dışında olduğunu, dava konusu binanın yapım yılı dikkate alındığında söz konusu taşınmazın yapımında kullanılmış olan malzemenin kalitesi, mühendislik kurallarına uygun yapılıp yapılmadığı gibi hususlarında dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiğini, bakımsız binalara ilişkin hasarların poliçe teminatı kapsamında ödenebilmesinin mümkün olmadığını, muafiyet tutarının dikkate alınmadığını, sigorta poliçesini yaptırma yükümlülüğü davacı tarafa ait olup bu hususa kararda değinilmediğini ve davacı tarafın işbu yükümlülüğüne aykırı davranmış olması sebebi ile davalı müvekiline bir kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... Bankası A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının tamamen yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının sözleşme gereği yapması gereken DASK poliçesinin yapılmamasından müvekkili bankayı sorumlu tutmasının açıkça kanun ve sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etttiğini, DASK ve diğer sigorta poliçelerinin yapılıp yapılmadığı hakkında müvekkili bankaya herhangi bir şekilde başvuruda bulunulmadığını, bankaya yönelik bir yazılı talimatının da olmadığını, davanın haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötüniyetli olarak açıldığını ve davacının tasarrufunda olan bir işlemin sorumluluğunun müvekkili bankaya yükletilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, DASK poliçesinin yenilenmemesinden ve ihtiyari deprem sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine ve bozmaya uygun karar verilmiş olmasına göre davalı ... Bankası A.Ş vekilinin tüm, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Riziko ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan DASK Genel Şartları'nın "Zamanaşımı" başlıklı C.7. maddesinde "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler, sözleşmenin sona ermesinden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya içeriğinden; davacıya ait konut için davalı bankadan 23.04.2008 tarihinde kullandırılan 48 ay vadeli konut kredisine teminat olarak dava konusu taşınmaz üzerine ipotek konulduğu, davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş (Eski unvanı: ...) arasında 24.04.2008 - 24.04.2009 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 15057264 poliçe numaralı zorunlu deprem sigorta poliçesi düzenlendiği, aynı şekilde 24.04.2009 - 24.04.2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu deprem sigorta poliçesinin yenilendiği, 24.04.2010 tarihinden sonrası için herhangi bir zorunlu deprem sigorta poliçesi mevcut olmayıp Van ilinde 23.10.20 11... .11.2011 tarihlerinde meydana gelen deprem nedeniyle dava konusu taşınmazın hasar gördüğü anlaşılmaktadır.
Anılan madde ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekilince ıslah talebi 01.02.2022 tarihinde yapılmış, davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından süresi içinde ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulmuştur. Davalı şirket tarafından yenilenen dava konusu 24.04.2009 - 24.04.2010 vadeli zorunlu deprem sigorta poliçesinin sona erme tarihi 24.04.2010 olup DASK Genel Şartları'nın "zamanaşımı" başlıklı C.7. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinin sona erdiği 24.04.2010 tarihinden itibaren iki yıl sonrası 24.04.2012 tarihinde zamanaşımı süresi dolmuştur. Bu durumda ıslah dilekçesinin verildiği 01.02.2022 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalılardan ... Sigorta A.Ş tarafından ıslaha karşı süresinde zamanaşımı def’inde bulunulduğuna göre, ıslahla istenilen miktarın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI.KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Bankası A.Ş vekilinin tüm, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı ... Sigorta A.Ş yararına kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... Sigorta A.Ş.'ye iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Bankası A.Ş'ye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.