Trafik kazası sonucu vefat eden desteğin dul eşinin yeniden evlenmesiyle destekten yoksun kalma tazminatının evlilik tarihine kadar hesaplanması gerekliliği.
Özet: Davalının sigortalı aracının karıştığı trafik kazasında vefat eden kişinin eşi tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında, uyuşmazlık hakem heyetince belirlenen tazminat miktarının davacının yeniden evlendiği tarih sonrası dönemi de kapsadığı tespit edilmiştir; Yüksek Mahkeme, Türk Borçlar Kanununun 53. maddesi uyarınca dul eşin destekten yoksun kalma tazminatının yeniden evlenme tarihine kadar olan süreyi kapsaması gerektiğini belirterek, kararın bu yönüyle bozulmasına ve gerçek zararın yeniden evlenme tarihi dikkate alınarak hesaplanması için dosyanın iadesine hükmetmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/5875 E.  ,  2025/13465 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/395 D.İş, 2024/390 K.
SAYISI : 2024/İHK-24806
SAYISI : K-2024/42311
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 17.12.2022 tarihinde davacının eşi destek yaya ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu, davacının ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100,00 TL cenaze defin giderinin sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 29.11.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile 615.523,75 TL'ye, 03.01.2024 tarihli dilekçesi ile 619,648,68 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluğun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve 1.000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, başvuru şartının yerine getirilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispatlanması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 619,648,68 TL'nin 12.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketinden alınıp başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava şartının eksik olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, cenaze ve defin giderinin başvuran tarafından yapıldığının ispatı gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı ..., davaya konu trafik kazasında hayatını kaybeden eşi Selime Erol'un desteğinden mahrum kaldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Destekten yoksun kalma iddiası ile açılan dava, ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararın tazmini talebini kapsamaktadır. Bu nedenle yargılama boyunca davacının değişen durumu tazminatın belirlenmesi yönünden etkili olacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin, destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; dul kalan eşin yeniden evlenmesi halinde destekten yoksun kaldığı sürenin önceki eşin ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki süreye göre hesaplanması gerekmektedir.
UYAP sistemi üzerinden davacının güncel nüfus kaydının incelenmesinde, davacı ...'un 16.10.2024 tarihinde, desteğin ölümünden sonra yeniden evlendiği anlaşılmaktadır.
İtiraz Hakem Heyetince davacı eşin evlendiği hususunun göz önünde bulundurularak desteğin ölüm tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarihe kadarki gerçek zararının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken desteğin eşi davacının yeniden evlendiği tarihten sonraki dönem için de destek hesabı yapılmış olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda; kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün ve destek yayanın kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmişken Uyuşmazlık Hakem Heyetince karara dayanak yapılan adli trafik bilirkişi raporunda ise meydana gelen trafik kazasında destek yayanın kusursuz, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği ve böylelikle kaza tespit tutanağı ile tahkim yargılaması sırasında alınan kusur raporu arasında çelişki meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza yargılama dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek ve kaza tespit tutanağı ile karara esas alınan rapor arasında oluşan çelişki de giderilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.