Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin sanık hakkındaki zincirleme tefecilik mahkumiyetini, yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle bozarak dosyayı yeniden incelemeye gönderdi.
Özet: Sanık hakkında ilk derece mahkemesince tefecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde zincirleme tefecilik suçuna çevrilerek cezası artırılmış olmasına rağmen, sanığın ticari ilişki içinde faizsiz borç verdiğini savunması ve dosyada kazanç elde etmek amacıyla ödünç para verildiğine dair yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle, istinaf mahkemesinin mahkumiyet hükmü hukuka aykırı bulunarak bozulmuş ve dosya yeniden değerlendirilmek üzere alt mahkemeye gönderilmiştir.
5. Ceza Dairesi         2024/2622 E.  ,  2025/12402 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1980 Esas, 2023/1655 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın katılan ... vekilinin yüzüne karşı 21.09.2023 tarihinde tefhim edilmesine rağmen 15 günlük süre geçtikten sonra 23.10.2023 havale tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2018/748 Esas, 2022/124 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile 250 tam gün karşılığı 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
O yer Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekillerinin istinaf talepleri üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, 21.09.2023 tarihli ve 2022/1980 Esas, 2023/1655 sayılı Karar ile İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43/1-2, 62/1, 52/2 maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 5 tam gün karşılığı 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık ile katılan arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişki ve dostluk olduğundan sanığın katılana sık sık borç verdiğine ancak faiz talep etmediğine, sanığın tefeciliği meslek haline getirdiğine dair dosyada delil bulunmadığına, somut olayda zincirleme suç hükümlerine dair unsurların oluşmadığına, tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
01.03.20 21... .11.2021 tarihli bilirkişi raporlarında yer alan, sanığın şirketinin katılan alacaklı olduğu, sanık ile katılan arasında ticari ilişki bulunduğu ancak ticari ilişki dışında farklı uygulamalar olduğu tespiti, katılan 2016 yılında sanıktan iki defada 140.000,00 TL borç aldığı, 2017 yılında sanığın borcun faiziyle 200.000,00 TL olduğunu söyleyerek kendisinden 120.000,00 TL bedelli iki adet senet aldığı yönündeki iddialarına dayanılarak eylemlerin zincirleme tefecilik olarak değerlendirilip sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; sanığın aşamalarda katılan ile uzun yıllardır ticaret yaptıklarını, aralarında alacak verecek ilişkisi olduğunu, birbirlerine zaman zaman borç verdiklerini ancak verdiği borçlar karşısında faiz almadığını savunması, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında sanık ile katılan arasında ticari ilişki olduğu tespiti ile mahkeme huzurunda dinlenen tanıkların beyanları nazara alındığında; sanık ile katılan arasında faiz anlaşması olduğuna, kazanç elde etmek amacıyla ödünç para verildiğine dair soyut iddia dışında sanığın cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeler sonucunda yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2025 tarihinde karar verildi.