Trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı davasında, sigorta şirketi ile yapılan ibra ve sulh anlaşmasının hukuki geçerliliğinin değerlendirilmesi.
Özet: Destek sürücünün tek taraflı trafik kazasında vefatı sonucu açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında, ilk derece mahkemesinin tazminat kararı "ibraname ve sulh anlaşması" değerlendirilmediği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmuş, akabinde mahkeme bozmaya uyarak bu anlaşma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş; davacıların, anlaşmanın makbuz niteliğinde olduğu iddialarıyla yaptıkları temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, mahkemenin bozma kararına uygun davrandığını ve temyiz dilekçesindeki sebeplerin kararın bozulmasını gerektirmediğini belirterek yerel mahkeme kararını onamıştır.
4. Hukuk Dairesi         2024/14469 E.  ,  2025/13463 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/69 E., 2024/125 K.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; destek sürücünün 15.08.2013 tarihinde davalıya trafik sigorta poliçeli aracı kullanırken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiş; 13.10.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini davacı ... için 102.482,56 TL'ye, davacı ... için 51.241,56 TL'ye, davacı ... için 14.049,70 TL'ye yükseltmiş; davacı ... 13.10.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 51.241,28 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların kendi kusuru neticesinde kendisinde zarar doğmasına yol açan araç sürücüsüne karşı destekten yoksun kalma talebinde bulunabilmeleri halinde ancak araç işletenine ve dolayısıyla müvekkili şirkete karşı da talep yöneltilebileceğini, ancak davacıların murisi olan sürücüye karşı talepte bulunmaları mümkün olmadığından işletene karşı da talepte bulunmalarının mümkün olmadığını, salt zararın doğmuş olmasının sigorta şirketinin sorumluluğunun doğmasına neden olmayacağını, zira sigorta şirketinin bir sosyal güvenlik kurumu olmadığını, yine zorunlu mali mesuliyet sigortasının bir can sigortası olmayıp sorumluluk sigortası olduğunu, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece zararın tespit edilmesi yönünde karar verilmesi halinde ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına gönderilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.11.2015 tarihli ve 2014/273 Esas, 2015/632 Karar sayılı kararı ile davacı ... için 102.482,56 TL maddi tazminatın, davacı ... için 51.241,28 TL maddi tazminatın, davacı ... için 51.241,28 TL maddi tazminatın, davacı ... için 14.049,70 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 26.11.2015 tarihli ve 2014/273 Esas, 2015/632 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2016/3862 Esas, 2019/2267 Karar sayılı ilamı ile davacılar vekili ve davacı ... tarafından davalı ... şirketine verilen dosyaya sunulan 19.02.2016 tarihli "İbraname ve Sulh Anlaşması" başlıklı belgenin mahkemece değerlendirilmesi yönünden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulh ve ibra sözleşmesi gereği karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma nedeni yapılan "İbraname ve Sulh Anlaşması" başlıklı belgenin makbuz niteliğinde olduğunu, ayrıca bu makbuzdaki bedel ile bilirkişinin tespiti arasında fahiş farklılık olduğunun tartışmasız olduğunu, bu belgenin mahkeme huzurunda düzenlenmediğini ve mahkeme huzurunda taraflarca beyan edilmediğini, yani, sulh anlaşması, ibraname vb. adı altında sigorta şirketleri tarafından zarar görene/görenlere imzalatılan belgenin kesin bir ibra veya feragat belgesi olmayıp yalnızca ödenenle sınırlı bir “makbuz” hükmünde olduğunu, bu görüşün Yargıtayca da benimsendiğini, 2918 sayılı KTK 111 inci maddesindeki düzenleme gereğince, davalı tarafından sunulan sulh anlaşmasının davalının hukuki sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmayacağını, ancak bu belge ile bir ödeme yapılmışsa “makbuz” niteliğinde sayılacağının kabul edilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.