Trafik kazası sonrası yolcunun anksiyete bozukluğu nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağının tespiti için ek rapor gerekliliği.
Özet: Bir trafik kazası sonrası davacının yaşadığı hamilelik kaybı ve akabinde teşhis edilen anksiyete bozukluğu nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkin temyiz incelemesinde, mahkeme, mevcut maluliyet raporunun kaza ile davacının psikiyatrik rahatsızlığı arasındaki illiyet bağını ve maluliyetin kaza sonucu oluşup oluşmadığını yeterince ortaya koyamadığına hükmetmiştir. Bu nedenle, davanın esastan karara bağlanabilmesi için davacının tüm tıbbi kayıtları incelenerek, kaza ile iddia edilen maluliyet arasındaki nedensellik bağının ve maluliyetin niteliğinin uzman bir adli tıp kurumundan alınacak detaylı bir raporla tespit edilmesi gerektiğine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2023/743 D. İş, 2023/767 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI: 2023/İHK-51509SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI: K-2023/333149 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 21.07.2021 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı üç taraflı trafik kazası neticesinde yolcu konumunda olan davacının yaralanarak malul kaldığını belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 5.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri olarak toplam 8.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 433.577,50 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 424.438,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.561,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.577,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 433.577,50 TL'sinin 14.12.2022 tarihinden itibaren yasal faizi birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı ücreti talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı ... şirketine başvurusu esnasında sunduğu ... Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığının 25.11.2022 tarihli maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 20 oranında maluliyet oranı tespit edilmiş ve hükme esas alınmıştır.Anılan maluliyet raporuna göre, davacının "anksiyete bozukluğu" tanısı almıştır. Dosyadaki bilgi, belge, beyanlara göre davacının kaza sonrasında yaralanmadığı fakat kaza sonrası üç buçuk aylık hamile olduğu için sancısının başladığı, bu nedenle hastaneye başvurduğu ve bir hafta içinde bebeğini kaybettiği, davacının kazadan yaklaşık üç ay sonra psikiyatri bölümüne başvurduğu, anksiyete bozukluğu tanısı aldığı ve ilaç kullanmaya başladığı anlaşılmıştır. Davacının anksiyete bozukluğu nedeniyle maluliyeti tespit edilmiş ise de, davacının kaza sonrası bebeğini kaybetmesi ve devamında anksiyete bozukluğu tanısı almış olması hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının maluliyetinin kaza sonucunda ortaya çıkıp çıkmadığı, kaza ile maluliyeti arasında illiyet bağının olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak Adli Tıp Kurumu veya Hacettepe, Ankara veya ... Üniversitesi Adli Tıp Başkanlıklarından kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, illiyet bağı tespit edilirse, davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 3-5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.