Kamulaştırma bedel tespiti ve yol terkini davasında; bilirkişi raporu, faiz, arsa/tarla vasfı ve emsal itirazlarının incelenerek temyiz edilen karar.
Özet: Bu hukuki süreç, 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine göre açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasına ilişkindir. İlk derece mahkemesi başlangıçta davayı kabul etmiş, ancak tarafların istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırarak dosyayı yeniden incelemesi için geri göndermiştir. Yeniden yapılan yargılamada ilk derece mahkemesi davayı tekrar kabul edince, tarafların bir kez daha istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi davalının başvurusunu reddetmiş, davacı idarenin başvurusunu kısmen kabul ederek ilk derece mahkemesi hükmünü düzelterek esas hakkında yeniden hüküm kurmuştur. Davacı idare vekili bu son kararı temyiz ederek, hükmedilen kamulaştırma bedelinin hesaplanmasındaki hatalar, faiz işletilmesi, bilirkişi raporlarındaki teknik ve hukuki eksiklikler, taşınmazın vasfının yanlış değerlendirilmesi ve emsal satışların isabetsizliği gibi nedenlerle kararın bozulmasını talep etmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2024/11441 E.  ,  2025/7941 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2523 Esas, 2024/1199 Karar
DAVA TARİHİ : 26.10.2018
KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/130 Esas, 2022/126 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1 40... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin belirlenmesini ve kamulaştırma kararı alınarak tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir .
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmolunan kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten itibaren karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilecek ise işbu kararın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2020/1550 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış olması karşısında ancak yerel Mahkemece verilen ve kaldırma görmüş ilk karar tarihi olan 24.07.2020 tarihine kadar faiz işletilebileceğini, davalı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında tarla vasfında yer aldığını, taşınmazın etrafı tamamen tarım arazileri ile çevrili olup meskun mahal olmadığını, ayrıca taşınmazın belediye hizmetlerinin tamamından yararlandığı belirtilmesine rağmen bunun belgelenmesi gerektiğini, bu nedenle taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal olarak alınan satışların kimler arasında yapıldığının belli olmadığını, özel amaçlı satış olması ihtimaline karşı bu hususun da bilirkişi raporunda açıkça belirtilmesi gerektiğini, raporun bu yöndeki eksikliğinin muhakkak giderilmesi gerekmekte iken bu hususun açıklattırılmamasının hatalı olduğunu, bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alınmasının bedel artırma amacına yönelik olduğunu, ayrıca bilirkişilerce dava konusu taşınmazın metrekare değerini belirlerken objektif kriterleri dikkate alınmaksızın soyut birtakım değerlendirmelerde bulunulduğundan bu raporun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirterek anılan Mahkeme kararının eksik inceleme sebebiyle kaldırılmasını, müvekkil idare lehine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı ildeki asliye hukuk mahkemelerinin aynı konuda, aynı tarihlerde ve birbirine yakın konumda bulunan taşınmazlar ile ilgili farklı kararlar verdiğini, davacı idarenin kamulaştırma bedeli hesaplandığını ve defalarca süre verildiği halde bedeli aylar sonra yatırmasının davalıyı zarara uğrattığını, kamulaştırma bedelinin eksik ve geç tarihli yatırılması sebebiyle aynı bedelle aynı nitelikte taşınmaz almasının mümkün olmadığını belirterek yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamaları dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan, dava konusu taşınmazla aynı bölgede olup Dairelerinin 2020/1176 Esas sayılı dosyasında incelenen 1 60... parselin 2018 yılı içindeki birim fiyatının 323 TL/m² olarak tespit edildiği, dairemizin 2020/1796 esas sayılı dosyasında incelenen 1 40... parselin 2018 yılı içindeki birim fiyatının 333 TL/m² olarak tespit edildiği ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesi Başkanlığının 2021/6084 Esas, 2022/1469 Karar sayılı kararıyla onandığı dikkate alındığında bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmaz üzerindeki ağaçlar için belirlenen maktu ağaç bedellerinin de Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce yayımlanan cetveldeki verilerle uyumlu olduğu, ancak 2942 sayılı Kanun'un 10 ncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca dava 4 aylık süre içerisinde sonuçlandırılmadığından Mahkemenin 24.07.2020 tarihli ilk kararı ile davalıya derhal ödenmesine karar verilen 216.633,53 TL bakımından 4. ayın bitiş tarihinden ilk karar tarihi olan 24.07.2020 tarihine kadar, ikinci kararla hüküm altına alınan toplam 662.416,32 TL kamulaştırma bedelinden davalıya ilk kararla ödenen 216.633,53 TL'nin mahsubu ile bakiye 445.782,79 TL bakımından ise 4. ayın bitiş tarihinden ikinci karar tarihi olan 19.04.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken mükerrer faiz ödemesine yol açacak şekilde ikinci kararla hüküm altına alınan toplam kamulaştırma bedeline 4. ayın dolduğu tarihten ikinci karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu görülmüşse de söz konusu hatanın düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği dikkate alınarak davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.