Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu gereği taşınmazın arsa vasfı ve bedel yüksekliği itirazlarının incelendiği kamulaştırma bedel tespiti temyiz kararı.
Özet: Davacı idarenin kamulaştırılan taşınmazın bedelinin tespiti davasında, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporuna dayanarak taşınmazı arsa vasfında kabul edip emsal satışlar yoluyla belirlediği bedele itiraz ederek, taşınmazın aslında tarla vasfında olduğunu ve gelir metoduyla değerlemesi gerektiğini, ayrıca emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını ileri sürdüğü; ancak Bölge Adliye Mahkemesinin bilirkişi raporunu yeterli ve elverişli bularak, taşınmaz vasfı ve değer tespit yönteminde bir isabetsizlik görmeyerek davacı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmesi üzerine dosyanın temyiz incelemesine geldiği bir uyuşmazlıktır.
5. Hukuk Dairesi         2024/11443 E.  ,  2025/7940 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2377 Esas, 2024/1238 Karar
DAVA TARİHİ : 26.08.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/233 Esas, 2022/354 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, .... ilçesi, ...Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 9339 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerce dava konusu taşınmazın imar durumunda 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında kaldığının belirtildiğini, belediye hizmetlerinden yararlanmadığının keşif esnasında anlaşıldığını, taşınmazların tarla vasfı tartışmasız iken dava konusu taşınmazın değerinin emsal satışlar yoluyla değil gelir metodu yöntemiyle hesaplanmasının 2942 sayılı Kanun gereği olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi doğru değil ise de Kocaeli ili, ... Mahallesi 1 46... nolu parselin kıyasi emsal olarak taşınmaza ait 06.03.2018 tarihli satışının ele alındığını, emsal taşınmazın satışının eski tarihli olduğunu, dava tarihine yakın tarihli satışların emsal olarak alınması gerektiğini, emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza göre oldukça büyük yüzölçümlü olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranlamanın yapılmadığını, 2942 sayılı Kanun ve Yargıtay kararları uyarınca dava konusu taşınmazın özellikleri, bulunduğu konumu gibi özelliklerinin emsal alınan taşınmazın üstün ve eksik yönleri kıyaslanarak değer tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunun bu hususlar gözetilmeden karara esas alındığını belirterek, yerel Mahkeme kararının bedel yüksekliği ve taşınmazın vasfının hatalı bir şekilde arsa olarak tespiti sebebiyle kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak itirazları göz önünde bulundurularak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 nci ve 12 inci maddeleri çerçevesinde taşınmazların değerini belirlemeleri ve buna göre dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazların değerini belirlemelerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, aynı bölgeden Dairelerin incelenen ... Mahallesi 2237 parsel için metrekare birim fiyatı 252,00 TL olarak belirlenmiş, verilen karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2020/12091 Esas, 2021/7545 Karar sayılı kararı ile onanmış, yine Dairenin 2020/1267 Esas sayılı dosyasında ... Mahallesi 2192 parselin metrekare birim fiyatı 252,00TL belirlenmiş, istinaf aşamasına taşınan işbu dosyada dava konusu edilen ... Mahallesi 9339 parselin konumu ve imar planındaki vasfı gözetilerek dava tarihi itibarıyla belirlenen 252,00TL/m² dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim fiyatının uyumlu olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu belirlenen kamulaştırma bedelinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.