Yaya yaralanmalı trafik kazasında sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetinin davacı aleyhine verdiği kararın, aleyhe hüküm verme yasağı nedeniyle bozulması.
Özet: Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında kaza geçiren davacı yayanın sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı talebiyle açtığı davada, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin maluliyet raporu usule uygun olmadığı gerekçesiyle verdiği usulden ret kararına davacı tarafından yapılan itirazda, İtiraz Hakem Heyetinin davayı esastan reddetme kararı, sadece itiraz eden davacının aleyhine olacak şekilde hüküm kurulamayacağı ilkesi ("aleyhe hüküm verme yasağı") ihlal edildiği gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2024/93-2024/93SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI: 2023/İHK-55508SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI: K-2023/307050 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 19.02.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaya olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 666,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, kusur tespiti yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun, davacının iyileşme tarihinden itibaren on iki aylık süre dolmadan hazırlandığı, usule uygun şekilde tanzim edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; davaya konu kazaya ilişkin kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ve 25.12.2023 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının ve davacı yayanın tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, dosyada bulunan kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talebine ilişkindir. Davacı taraf davaya konu kazadaki yaralanmasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle tazminat isteminde bulunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından maluliyet raporunun usule uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, işbu karara davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından itiraz kabul edilip karar kaldırılarak kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir. Ancak İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen karar, ilk karara nazaran davacının daha aleyhine sonuç doğuracak niteliktedir. Sigorta tahkim yargılaması sürecinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararlarına karşı İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz başvuru yolu kabul edilmiş olup, verilen karara karşı itiraz yoluna başvuranın (somut olayda davacı) daha aleyhine olacak biçimde İtiraz Hakem Heyeti tarafından karar verilmesi mümkün değildir. (Aleyhe hüküm verme yasağı) Bu yasak, usule dair kazanılmış hak kavramı ile de ilgilidir. Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen usulden ret kararına karşı sadece davacı yanın itiraz yoluna başvurduğu gözetilerek, itiraz yoluna başvuran davacının talebi hakkında İtiraz Hakem Heyetince verilen davanın esastan reddine ilişkin karar, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen usulden ret kararına göre davacının aleyhine olup, aleyhe hüküm verme yasağına aykırı bulunduğundan İtiraz Hakem Heyeti kararı doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.