2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca kapama bağ niteliğindeki taşınmazın bedel tespiti ve tescili davasında, bilirkişi raporundaki üretim masrafı, verim ve kapitalizasyon oranına yönelik bozma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama.
Özet: Bu yargı kararı metni, Diyarbakırda bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açılan davada yaşanan hukuki süreci özetlemektedir; ilk derece mahkemesinin kararının davacı idare istinafı sonrası bölge adliye mahkemesince onanmasının ardından Yargıtayca, kapama bağ niteliğindeki taşınmazın değerlemesinde üretim masraflarının brüt gelirin yaklaşık 1/7si oranında düşük hesaplandığı gerekçesiyle bozulması ve bozma sonrası ilk derece mahkemesinin yeniden verdiği karara karşı her iki tarafça yapılan temyiz başvurularını ve davacı idarenin özellikle bilirkişi raporundaki verim ve maliyet hesaplamalarına yönelik itirazlarını incelemektedir.
5. Hukuk Dairesi         2024/12964 E.  ,  2025/7935 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/305 Esas, 2024/519 Karar
DAVA TARİHİ : 11.10.2017
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde tapuya kayıtlı 2 94... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz başında yapılacak keşif esnasında özellikle bölgedeki sulu tarım arazilerinden yılda iki kez ürün alındığının tespit edileceğini, gerçekçi olmaktan uzak veriler yerine uzman bilirkişinin arazinin yapısına, önemine, köyde yetiştirilen ürünlere ve bunlara ilişkin gerçek verim miktarları ile ürünlerin gerçek piyasa değerleri esas alınarak taşınmazın değerinin belirlenmesini, yapı ve eserlerin de niteliklerine göre gerçek değerleri üzerinden hesaplanmasını talep ettiğini, ayrıca ekonomik anlamda çiftçinin tamamen toprağa bağlı oluşu, tarım arazilerinin azlığı ve nitelikleri dikkate alındığında yöreye uygun kapitalizasyon değerinin tespiti ile hesaplamanın buna göre yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/173 Esas, 2022/798 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.05.2023 tarihli ve 2023/220 Esas, 2023/528 Karar sayılı kararı ile davaya konu taşınmazın sulu vasfına ve Yargıtay içtihatlarına uygun olarak kapitalizasyon faiz oranı %4 olarak uygulanmak suretiyle taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kapama bağ niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği; ancak Türkiye ortalamasına göre, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden az olamayacağı gözetilmeden brüt gelirin yaklaşık 1/7'si oranında masraf düşülmek suretiyle hesap yapan bilirkişi kurulu raporuna göre fazlaya hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin yargı harçlarından muaf olduğunu, yerel mahkeme kararında mükerrer faiz ödenmesinin söz konusu olduğunu, faiz ve nema ödenmesi yönündeki hükümlerin birbirleriyle çelişmekte olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yaygın münavebe sistemi buğday + dane mısır bitkisinden ibaretse de bilirkişilerin haksız olarak sebze münavebesi uyguladığını, verimlerin yüksek, masrafların düşük alındığını, verim miktarlarının TAMSİS verileriyle uyum sağlamadığını, raporda ürünlerin üretim masraflarının düşük alındığını, kapitalizasyon faiz oranının %6 olarak değerlendirmeye alınması gerektiğini, keşif esnasında sebze ekili olmamasına rağmen sebze münavebesi yoluna gidilerek değer artışı uygulanmasının kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz susuz tarla olduğu hâlde, bilirkişilerce sulanabilir tarım arazisi üzerinden değerlendirme yapılmasının Yargıtay içtihatlarına ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaza ilişkin kamulaştırma bedelinin İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin bildirmiş olduğu bilimsel maliyet veriler esas alınmaksızın Mahkemece resen brüt gelirin 1/3'ü maliyet olarak kabul edildiğini, bu hesap yöntemiyle gerçek değerin altında kamulaştırma bedelinin tespit etmiş olması Anayasa'nın 35 inci maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek Protokol 1 inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının açık ihlali sonucunu yarattığını, dava konusu taşınmaza objektif değer artışının hesaplanmamış olmasını kabul etmediğini, Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı doğrultusunda makul ve yaşanan enflasyona uygun bir oranda faize hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.