Türk parasının kıymetini koruma kanununa aykırılıkta, idari para cezasının tüzel kişilik yerine gerçek kişilere kesilmesi sebebiyle Kayseri Sulh Ceza Hakimliği kararının kanun yararına bozulması ve cezanın kaldırılması.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanuna aykırılık nedeniyle gerçek kişilere uygulanan 5.110,00 Türk Lirası idari para cezasının hatalı olduğuna hükmetmiş; söz konusu kabahat fiilinin tüzel kişiliği temsilen işlendiği hallerde cezanın tüzel kişilik hakkında verilmesi gerektiği gerekçesiyle, yerel mahkemenin itirazı reddeden kararını bozarak idari para cezasının kaldırılmasına karar vermiştir.

HÂKİMLİĞİ : Kayseri 2. Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2022/976 Değişik işKARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a aykırılık eyleminden dolayı kabahatliler .... ve.... hakkında 5.110,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2021 tarihli ve 2021/508 idari yaptırım defter, 2021/461 sayılı idari yaptırım kararına yönelik başvurunun reddine dair Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.01.2022 tarihli ve 2022/566 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Kayseri 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.02.2022 tarihli ve 2022/976 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.01.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/16575 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/16575 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde yer alan düzenleme karşısında,Somut olayda, bahsi geçen idari para cezasının tüzel kişilik olan... Hırdavat Ticaret Sanayi Pazarlama Limited Şirketi hakkında uygulanması gerekirken, temsile yetkili gerçek kişilere ceza verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEKanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,2. Kayseri 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.02.2022 tarihli ve 2022/976 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2021 tarihli ve 2021/508 idari yaptırım defter, 2021/461 sayılı idari yaptırım kararı ile uygulanan 5.110,00 Türk lirası idari para cezasının kaldırılmasına, dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.