Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli tahsili ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve tesciline ilişkin istinaf ve temyiz sürecindeki karar.
Özet: Bu hukuki evrak, yol yapımı nedeniyle kamulaştırmasız el atılan bir taşınmazın bedelinin tahsili amacıyla açılan asıl dava ile idare tarafından başlatılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talepli birleştirilen davaları ele almaktadır; süreç boyunca ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararlarının istinaf edilmesiyle taşınmazın değer tespiti ve tesciline dair nihai hüküm kurulmuş olup, taraflarca, özellikle taşınmazın niteliği, bilirkişi raporunun hatalı olduğu ve kamulaştırma bedelinin fahiş ya da düşük olduğu iddialarıyla temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/9501 E.  ,  2025/7896 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1884 Esas, 2024/1677 Karar
DAVA TARİHİ : 08.09.2022
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/390 Esas, 2023/238 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Kırşehir ili, ... ilçesi, ...Mahallesi 4 65... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle fiilen kamulaştırmasız olarak el atıldığını ileri sürerek tespit edilecek tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kırşehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 65... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı idare vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırılması için kamu yararı kararı alındığını, kamulaştırma çalışmalarının devam ettiğini, taşınmaza el atılmadığından veya davacının iddia ettiği oranda el atılmadığının tespit edilmesi durumunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu, yöntemine göre inceleme ve araştırma yapılmasını talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından düzenlenen Kıymet Takdir raporları ile belirlenen kamulaştırma bedellerinin taşınmazın gerçek değerlerinden düşük olarak hesaplandığını, bu bedeli kabul etmediklerini, bu bedelin yeniden belirlenmesi için keşif yapılarak rapor aldırılmasını talep etmiştir.
III. İlk Derece Mahkemesi KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek net gelir hesabına göre karar verilmesi gerektiğini, hükme dayanak teşkil ettirilen bilirkişi raporunun somut gerçeklikten uzak, eksik ve hatalı olduğunu, davalı yanın haksız zenginleşmesine sebebiyet verebilecek ölçüde fahiş bir bedel hesaplaması yapan rapora göre tesis edilen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, asıl dosya davacısı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Asıl davada davacı ve birleştirilen davada davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim bedelinin fahiş derecede düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığı anlaşıldığından davacı davasında haklı olduğundan yargılama gideri ve vekâlet ücretinden davalının sorumluluğuna hükmedilmesi yerinde olduğu gibi, birleştirilen dava yönünden ise arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değer biçilmesinde, dosya arasına celp edilen vergi değerleri ve imar durumuna ilişkin cevabi yazılar dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği, ancak asıl davada fiilen el atma tarihi 1983 sonrası olduğundan davacı lehine takdir edilmesi gereken nispi vekâlet ücretinin yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 101.401,64 TL olduğundan, mahkemece daha fazla vekâlet ücretine hükmedilmesi, asıl davada davalı idare harçtan muaf olduğundan davacı tarafça yatırılan karar harçlarının iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yargılama gideri içerisinde davalıdan tahsiline karar verilmesi, birleştirilen davada, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili talep edildiği hâlde tapudan terkinine karar verilmesi, birleştirilen davada davalılar vekille temsil edildiği hâlde, lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmemesi ve birleştirilen davada tapu kaydında mevcut takyidatların tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmasına karar verilmemesi doğru görülmediği gibi 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiğinden dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulanması gerektiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekmekte ise de bu husus temyiz nedeni yapılmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.