Trafik kazası sonucu vefat eden murisin destekten yoksun kalma tazminatı davasında sigorta şirketlerinin kusur, hesaplama ve müterafik kusur itirazlarıyla temyiz talebi.
Özet: Trafik kazasında vefat eden murisin yakınları tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında, davacılar başlangıçta talep ettikleri tazminat miktarını ıslah yoluyla önemli ölçüde artırmışlardır; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmetmiş, bu karar istinaf mahkemesince onanmıştır, ancak davalılardan sigorta şirketi kararı temyiz ederek, kusur değerlendirmesinde hatalar yapıldığını, tazminat hesaplamasında yanlış yaşam tablosu ve faiz oranı kullanıldığını, murisin koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanmadığını ve ıslah edilen kısım için faizin ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini savunmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2023/601 E.  ,  2025/10785 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1707 E., 2022/2178 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/ 20... /169 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...’ın 06.09.2019 günü geçirmiş olduğu kaza nedeniyle vefat ettiğini, kazada murisin kusurunun bulunmadığını, vefat nedeniyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, kazaya sebebiyet veren araçların ... ve ... sigorta nezdinde sigortalı olduğundan davalıların sorumluluk altında bulunduklarını, dava öncesinde müracaat ve arabuluculuk aşamalarında herhangi bir ödeme yapılmadığını, işbu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.030,00 TL (eşi için 6.000,00 TL, herbir davacı çocuk için ise 10,00 TL) destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep arttırım dilekçesi ile başvurudaki destekten yoksun kalma tazminat meblağın davacılardan Mehmet için davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 3.661,00 TL, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 9.152,00 TL'ye, davacı ... için ... Sigorta A.Ş. yönünden 11.762,00 TL, ... Sigorta A.Ş. yönünden 29.404,00 TL, davacı ... için ... Sigorta A.Ş. yönünden 14.655,00 TL, ... Sigorta A.Ş. yönünden 36.637,00 TL ve davacı ... için ise davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 79.096,00 TL, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 197.739,00 TL olmak üzere toplamda 382.106,00 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kusur konusunda bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkilinin sorumluluğu doğmayacağını, kusur konusunda bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, kabul anlamında olmamak üzere müteveffanın müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, desteklik durumunun ispatlanması gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteğinin meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeni ile destekten yoksun kaldıkları gerekçesi ile davanın kabulü ile, 9.152,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.10.2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 29.404,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.10.2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 36.637,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.10.2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 197.739,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.10.2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine, 3.661,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.10.2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... (...) Sigorta AŞ'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 11.762,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.10.2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... (...) Sigorta AŞ'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 14.655,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.10.2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... (...) Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 79.096,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.10.2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... (...) Sigorta AŞ'den tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporuna olan itirazlar değerlendirilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemini uygulanması gerektiğini, desteğin koruyucu tertibat kullanmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araçların yaptığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin eş ve çocuklarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin davacılardan ..., ..., ...'a yönelik temyiz itirazları yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya kapsamından,
Ddavacılardan ... için davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 29.404,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddedildiği,
Dosya kapsamından;
Davacılardan ... için davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 9.152,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddedildiği, anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından;
Davacılardan ... için davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 36.637,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddedildiği anlaşılmaktadır.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacı bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
Dosya içeriğine göre davacılardan ..., ..., ... yönünden kabul edilen ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan nedenle davalı vekilinin davacılar ..., ..., ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacılar tarafından başvuru şartının yerine getirilmiş olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin davacı ... (...)'ya yönelik aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin davacılardan ... (...)'ya yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince;
a. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporunda davacıların desteğinin orta refüj aralığında beklediği sırada ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı araç sürücüsünün dava dışı bisikletliye çarpmamak için fren tedbirine başvurduğu, frenlemesi sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek dava dışı bisikletliye ve desteğe çarptığı, desteğin çarpmanın etkisi ile yolun karşısında seyir halinde olan ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı araç ile çarpışması ile meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüleri ile dava dışı bisikletlinin kusurlu olduğu, desteğin ise meydana gelen kazada kusurunun olmadığı belirlenmiştir. Kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında da kusur raporu ile aynı doğrultuda sigortalı araç sürücüleri ile dava dışı bisikletlinin kusurlu olduğu, desteğin ise meydana gelen kazada kusurunun olmadığı belirlenmiştir. Olayın oluş şekli dikkate alındığında tek kişi tarafından düzenlenen kusur raporunun yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda, İlk Derece Mahkemesince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası ve soruşturma dosyası içerisinde mevcut olan olay anını gösteren varsa kamera kaydına ilişkin görüntü kaydı da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir.
b. 6098 sayılı Kanun’un 52 maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Kanun’un 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Desteğin motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması kabul edilmemiştir.
Somut olayda; motosiklet sürücüsü olan desteğin vefat ettiği ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, otopsi raporuna göre desteğin kafa travması oluşmuş olması olgusu ile sabittir. Buna göre; desteğin koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek 6098 sayılı Kanun'un 52 maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin davacılardan ..., ..., ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin davacı ... (...)'ya yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3.Yukarıda (3/a ve b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin davacı ... (...)'ya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
4- İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... Sigorta A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, çok taraflı trafik kazasında davacılar desteği sürücünün, kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasında alınan 01.11.2019 tarihli kusur raporu ve Mahkemece alınan 23.09.2020 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre kusursuz olduğu anlaşılmaktadır.
Kaza tespit tutanağı ile uyumlu kusur raporlarının dosyada bulunmasına, davalıların kusurları oranında talepte bulunmuş olup kusurları oranında karar verilmiş olmasına göre yeniden kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (2) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.
Yine, somut olayda, motosiklet sürücüsü konumunda bulunan davacı desteğinin trafik kazası sonucu vefat ettiği ve kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre desteğin koruyucu başlık (kask) durumunun belirsiz olduğu, ancak ölü muayene tutanağında davacının kesin ölüm nedeni olarak “genel beden travmasına bağlı kafa, yüz, mandibula (alt çene kemiği), kot ve etraf kırıkları ile birlikte iç organ hasarından gelişen iç kanama, pnömotoraks (akciğerlerden havanın göğüs kafesi içine dolması sonucu akciğerin çökmesi ve işini yapamaması durumu)” olduğu tespit edildiği, duruma göre kaskın takılı olup olmadığı belirlenmemiş ise dahi kaskın takılı olması halinde de genel beden travması nedeni ile ölümün meydana gelmiş olması ve yine desteğin ara banket üzerinde motosiklet ile beklediği sırada kazanın gerçekleştiği dikkate alındığında müterafik kusur indiriminin şartlarının mevcut olmadığının değerlendirilerek bu yönlü indirim uygulanmamış olmasının isabetli olduğu görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, temyize konu edilen kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle, kararın onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.