Silahlı terör örgütüne üyelik davasında, Bylock delili için eksik araştırma ve tanıkların savunma hakkını kısıtlayacak şekilde dinlenilmesi nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanığın ByLock kullanımına dair yeterli ve detaylı teknik araştırma yapılmaması, sanığın örgütsel konumu ve faaliyetlerinin netleştirilmesi için ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmemesi ve bağlantılı kişilerin beyanlarının alınmaması nedeniyle eksik araştırma yapıldığı; ayrıca hükme esas alınan tanık beyanlarının sanık ve müdafiinin huzurunda veya usulüne uygun olarak alınmadan okunmakla yetinilerek savunma hakkının kısıtlandığı gerekçeleriyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : 2019/1391 E., 2020/830 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 3. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2017/137 E., 2019/349 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin ............ silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ilgili yerlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, temin edilmesi halinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden gerçek ismi tespit edilen şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması; 2. Başka dosya şüphelisi .... Ş.'nin, sanığı fotoğraftan teşhis ederek, hakkında birtakım beyanlarda bulunduğu, bu beyanlarının 13.06.2019 tarihli celsede okunmakla yetinildiği görülmekle, beyanları hükme esas alınan ... Ş.'nin, doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla alınmadan, AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı sanık ve müdafisine tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıkların dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafine bildirilmeden, sanık ve müdafiinin tanıkları sorgulama haklarının engellenerek, talimat mahkemesinde alınan beyanların okunması suretiyle CMK 180/1 ve 181/1. maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1, 2 10... . maddelerine muhalefet edilmesi; Kanuna aykırı; sanık ve müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.