Ölümlü trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı talebinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sürücü ve yaya kusurunun çelişkili bilirkişi raporlarıyla değerlendirilmesi üzerine temyiz.
Özet: Trafik kazası sonucu vefat eden yayanın anne ve babası tarafından, sigortalı aracın karıştığı olay nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada, polisin yayanın tamamen kusurlu olduğunu belirttiği, kovuşturmaya yer olmadığı kararının sürücüyü kusursuz bulduğu ancak hakem heyetince alınan bilirkişi raporunun yayanın kontrolsüz şekilde yola çıkması nedeniyle %50 kusurlu olduğunu tespit ettiği çelişkili kusur oranlarına ilişkin kararın temyiz edilmesi incelenmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2023/4392 E.  ,  2025/10769 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/1125 D.İş, 2022/1131 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-62324
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2022/215909
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle, duruşma isteminin miktardan reddi ile; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29.07.2021 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın seyir halindeyken davacıların desteği olan yaya konumundaki ... 'e çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 2.500,00 TL, davacı ... için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18.08.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini davacı ... yönünden 55.764,05 TL, davacı ... yönünden 67.780,47 TL olmak üzere toplam 123.544,52 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının usulüne uygun gerçekleşmediğini bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araca kusur izafe edilmediğini ayrıca dosyada mübrez kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda da sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne, ... için 55.764,05 TL, ... için 67.780,47 TL destekten yoksun kalma tazminatının 14.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazlarının vekalet ücretine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketine usule uygun şekilde müracaat edilmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalıya sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, davacı anne ve babanın tazminat isteminin değerlendirilmesinde müteveffa dışında başkaca çocukları bulunduğu hususunun göz önüne alınmamasının hatalı olduğunu, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 29.07.2021 tarihli trafik kazası sonucu davacıların oğlu olan desteğin ölümünden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1.Olay günü trafik ekipleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda davacıların desteği olan yayanın Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/1-c (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranmamaları) maddesince kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kazaya ilişkin ceza soruşturmasında alınan ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 12.11.2021 tarihli raporda, kazanın, davalıya sigortalı aracın seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde yolun sağında duraklayan kamyonun arkasından koşarak yola giren desteğe çarpması sonucu meydana geldiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün otomobili ile mahal şartlarına uygun bir hızla seyrettiği, davacıların desteği yayanın olay mahallinde park halindeki kamyonun arkasından kendi can güvenliğini tehlikeye atarak yola girdiği hususları dikkate alındığında davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığı tespitinde bulunulmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan trafik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 15.08.2022 tarihli kusur raporunda; yaşının küçüklüğü nedeniyle trafik kurallarını benimsemek ve her durumda uygulamak için gerekli akli ve manevi olgunluk ile irade gücü bulunmadığından tehlikenin bilincinde olmayan müteveffa destek yayanın kömür boşaltan kamyonun arkasından kontrolsüzce çıkarak karşıya geçmek istemesinin 2918 sayılı Kanun'un 68/b, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 138/b maddesi hükümlerine aykırı düştüğü ve kazanın oluşumunda desteğin %50 oranında kusurunun bulunduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kamyonun arkasından ses gelmesi ile olaya vakıf olduğunun anlaşıldığı, oysa kömür indirme işlemi yapılan kamyonun yanından geçerken klakson çalarak varlığından haberdar etmesinin yanısıra meskun mahalde seyir halinde olduğunun bilinci ile yaygın dikkat durumundan toplu dikkat durumuna geçerek teyakkuzla ilerleyişini sürdürmesi gerekirken kamyonun arkasından ses gelmesi ile sürücünün olayın farkında olmasının aracının sevki esnasında gerekli özen ve ihtimamı göstermediğini ortaya koyduğunu belirterek davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 47/6, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 144/b-1 maddelerini ihlal ederek kazanın oluşumunda %25 oranında kusurunun bulunduğu, kömür boşaltan kamyonun ise kazaya fiili olarak iştirak etmemekle beraber sokak çıkışı karşısında yol platformu üzerinde olması nedeniyle yayanın otomobili, otomobil sürücüsünün de yayayı görmesine perdeleme yaparak engel teşkil ettiği, dolayısıyla kazanın oluşumunda illiyet bağı bulunduğunun belirlendiği, somut olayda kömür boşaltan kamyon olmaması durumunda yayanın yaklaşan otomobili fark edeceğinden, otomobil sürücüsünün de karşıya geçmeye çalışan yayayı göreceğinden kazayı bertaraf etmek için tedbir alacaklarının bir gerçek olduğunu, 2918 sayılı Kanun'un 60. maddesinin d fıkrasında kavşaklar, tüneller, rampalar, köprüler ve bağlantı yollarında ve buralara yerleşim birimleri içinde beş metre ve yerleşim birimleri dışında yüz metre mesafede duraklamanın yasaklandığını, 61.maddenin a fıkrasında da taşıt yolu üzerinde duraklamanın yasaklandığı yerlerde park etmenin de yasak olduğunun hüküm altına alındığını, plakası ile ilgili dosyada bilgi bulunmayan kömür boşaltan kamyonun kimliği bilinmeyen şoförünün yol platformu üzerinde durmasının 2918 sayılı Kanun'un 60/d ve 61/a maddelerinin ihlali olarak görüldüğünü belirterek plakası ile ilgili dosyada bilgi bulunmayan kamyonun kimliği bilinmeyen şoförünün kazanın oluşumunda %25 oranında kusuru bulunduğu belirlenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, 15.08.2022 tarihli trafik bilirkişi heyeti raporundaki kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiştir. Davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince kusura ilişkin aldırılan 04.12.2022 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan bilirkişi heyeti raporu ile benzer kusur atıflarıyla davacıların desteği yayanın %50 oranında asli, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında tali, park halindeki plakası ve kimliği bilinmeyen kamyon sürücüsünün %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Özellikle dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre kazanın oluş biçimi dikkate alındığında dosya içerisinde hakem heyetlerince alınan kusur raporları yetersizdir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturması ve varsa yargılaması da dahil tüm deliller değerlendirilmek suretiyle ve dosyada mevcut kusura ilişkin raporlar arasındaki açık çelişki de giderilecek şekilde tarafların olaydaki kusur durumlarının ve oranlarının tespiti için bu kez Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.