T.C. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu vefat eden annenin desteğinden yoksun kalma tazminatı davasında hak düşürücü süre, poliçe limiti ve müterafık kusur iddialarının değerlendirilmesi.
Özet: Bu dava, davacının bir trafik kazasında kaybettiği annesinin desteğinden yoksun kalması nedeniyle sigorta şirketinden talep ettiği 7.916,90 TL destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olup, davacı daha önce aldığı cüzi ödemeye rağmen mağduriyetinin giderilmesini talep ederken, davalı sigorta şirketi ise davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, sorumluluklarının poliçe limiti ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu, zaten ödeme yaptıklarını ve zararın müterafik kusur nedeniyle azaltılması gerektiğini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/619 EsasKARAR NO:2025/1034DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ:14/09/2023KARAR TARİHİ:19/12/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;---- tarihinde ---- nezdinde -------- vadesi içinde ---- sigortalı olan---- plakalı aracın tam kusuru ile meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilim ---- annesi------- vefat ettiğini Müvekkil, aynı kazada annesini, babasını ve kardeşini kaybettiğini, kendisi de kazadan ağır yaralı olarak kurtulduğunu, İşbu dava, sadece vefat eden annesinin desteğinden yoksun kalması nedeniyle ikame edildiğini, Müvekkil, bu kaza nedeniyle annesinin ileride kendisine sağlayacağı destekten yoksun kaldığını. Kaza tarihinde, ------ plakalı aracın üçüncü şahıslara vereceği bedensel zararlar yukarıda bilgisi verilen poliçe kapsamında teminat altına alındığını, Müvekkilin maddi zararının tazmini için sigorta kuruluşundan --- tarihinde talepte bulunulmuş ve sigorta nezdinde ----- numaralı hasar dosyası açılarak 5.018-TL gibi çok cüzi bir ödeme yapıldığını, arabulucuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını,Destekten yoksun kalan davacının mağduriyetinin giderilmesi için davalının ilgili poliçe kapsamında hukuki sorumluluğu bulunmadığını Belirsiz alacak davası nevinde ve bilirkişi raporu alındıktan sonra belirlenmek üzere şimdilik 10-TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının sigortanın da ikrar ettiği ---- başvuru tarihine göre değerlendirilecek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Destekten yoksun kalma tazminatı bedelinin 7.916,90 TL olacak şekilde artırılmasına ve bu bedele sigorta şirketinin de ikrar ettiği 31.08.2010 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkil davacıya verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ödeme yaparak tüm sorumluluğunu yerine getirmediğini, bu bakımdan ----- tarihinde ibra edilen müvekkil şirket aleyhine 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ------ tarihinde huzurdaki dava açılmış olup, hak düşürücü süre geçirildiğini, 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ---- tarihinde meydana gelen dava konusu kazaya karışan---- plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ---- başlangıç ve bitiş tarihli -----mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu müvekkil sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, 3-müvekkil şirket yapmış olduğu ödemeler ile tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, davadan önce, davacının müvekkil şirkete vaki başvurususu üzerine hasar dosyası açılmış ve davacı------ ödeme yapıldığını ayrıca dava dışı, müteveffanın annesi --------- hasar ödemesi ve buna ek olarak da, müvekkil şirket aleyhine açılan--------sayılı dava kapsamında 24.05.2022 tarihinde ibraname karşılığında 54.978,00 TL anapara olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 71.103,10 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlıdır. yaralanma ve ölümlerde kişi başına azami poliçe teminat limiti 175.000,00 TL olduğunu, yapılan ödemeler sonrası müvekkil şirketin bakiye poliçe teminat limiti -------- olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil şirketin sorumluluğu bakiye poliçe teminat limiti olan 13.413,78-tl ile sınırlı olduğunu müvekkil şirket aleyhine bakiye poliçe teminat limitini aşan hüküm kurulamayacağını, müteveffanın desteğinden yoksun kalan başka kimseler olup olmadığı araştırılmalı ve payları ayrılarak hesaplama yapılması gerektiğini,davacıların söz konusu olaydan dolayı sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerekeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplanacak olan zarardan hatır taşımacılığı ve emniyet kemeri takmama sebebiyle ayrı ayrı %20 müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın emniyet kemeri takılı olmadığından ve bu durum zararın artmasına sebebiyet verdiğinden hesaplanan zarardan indirim yapılması gerektiğini, müvekkil şirket temerrüde düşmediğini, müvekkil şirket kaza tarihinden işleyecek olan faiz ile sorumlu tutulamayacağını,tüm bu nedenlerle müvekkil şirket yapılan ödemeler ile üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmiş olup KTK m.111-2 gereğince 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan huzurdaki davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ----tarafından alınan rapor da özetle; Sürücü ------- idaresindeki otomobil ile meskun mahalde yatayda düz düşeyde eğimsiz olan kuru zeminli yolda seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni gösterip seyrini mevcut yol şartlarını göz önünde bulundurarak taşıt yolu içerisinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay mahallinde sevk ve idare hatası ile idaresindeki otomobilin hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan tesis girişindeki yaya kaldırımına çarpması sonucu meydana gelen kazada, asli kusurlu olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davalı ----- tarafından yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada, poliçe başlangıç tarihinin o dönemki genel şartların yürürlüğe girdiği ----tarihinden ÖNCE, ve ödemenin de ------- Şartlarının Hesaplamalara Esas Alınan Maddelerini İPTAL kararından ÖNCE gerçekleştiği, ödeme yapıldığı tarihte----- yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartlarının hala yürürlükte olduğu dikkate alınarak ---- göre hesaplama yapıldığı Günümüz rapor/hesap tarihine göre yapılan hesaplamada, Karayolları Trafik Kanunu “nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde --------Kabul edilerek ------------ tarihinde Resmi Gazete “de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete “de yayınlanarak yürürlüğe giren “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” ın 14.02.2023 “de ---- yayınlanan Anayasa Mahkemesi-----. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan ---- Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak ----- kullanılarak ---- göre hesaplama yapıldığı, Dosya kapsamında dava dışı ------ tarafından paydaşlara rücuya tabi ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge tespit edilememiş olup, paydaşların hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından bu açıdan herhangi bir tenzil yapılmadığı, Paydaşlık durumları il takdirine sunulduğu, açıklamalarının iş bu raporun 12 ve 13. Sayfalarında Sayın Mahkeme 'nin Davacı ---- bakiye teminat limiti dahilinde günümüz rapor tarihi itibariyle hesaplanan bakiye garame zararlarının iş bu ek raporun 22. sayfasında mahkemenin takdirine sunulduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi tarafından alınan ek raporlar da özetle; Kök rapor sonrası dosyaya kazandırılan güncel tarihli nüfus kayıt örneği bulunmadığı, Kök rapor sonrası dosyaya kazandırılan ----- tarihli “İbraname, Feragatname Ve Makbuz” dikkate alındığından dava dışı paydaş anne Döndü “nün 54.978,00 TL anapara üzerinden davalı sigorta şirketi ile ibralaştığı dikkate alındığında, davacı paydaş kız çocuğu ------ bakiye destekten yoksun kalma zararı 7.916,90 TL, dava dışı paydaş baba ---- destekten yoksun kalma zararı 5.900,13 TL olup; davalı sigorta şirketi ile ibralaşmayan paydaşların toplam zararı bakiye teminat limiti olan 115.004,00 TL 'yi aşmadığından garameten paylaştırma yapılmasına gerek olmadığı, İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafınca Kök rapor sonrası günümüze kadar ülkemizde geçerli olan asgari ücret verisinde herhangi bir değişiklik olmadığı, bu nedenle yeniden hesaplama yapmaya gerek olmadığı, Davacı paydaş kız çocuğu ----- bakiye destekten yoksun kalma zararı 7.916,90 TL, dava dışı paydaş baba ------ destekten yoksun kalma zararının 5.900,13 TL olduğu; davalı sigorta şirketi ile ibralaşmayan paydaşların toplam zararı bakiye teminat limiti olan 115.004,00 TL'yi aşmadığından garameten paylaştırma yapılmasına gerek olmadığı, hususları beyan ve rapor edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar., 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar düzenlenmiş olup araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri 92. madde kapsamında yer almamakla birlikte, uygulama ve yargı kararları ile sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir.Destekten yoksun kalma tazminatı, TBK'nın 53/3. maddesinde, ölüm halinde uğranılan zararlar gösterilmiştir. Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır -----Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmeleri için muhtaç oldukları paranın ödettirilmesidir. Yani, haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse, TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.Dava dilekçesi, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyası incelenmekle kazanın ölümlü trafik kazası niteliğinde olduğu zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu ayrıca kısmi ödeme yapılarak zamanaşımının kesildiği gözetilerek zamanşımı definin reddine karar verilmiştir. Ayrıca davalı sigorta şirketi davacının vasisi ile ibralaştığını bildirmiş ise de vasi kararını dosyaya ibraz etmemiştir. Bu nedenle ibra mahkememizce geçerli kabul edilmemiştir.----- plakalı aracı kaza tarihini kapsar şekilde ------- Sigortası ile sigortalayan davalı sigorta şirketinin davacı tarafın maddi zararından kaza tarihindeki poliçe limitleri içinde kalmak kaydıyla KTK'nın 97. Maddesine göre sorumlu olduğu, davalının sigortaladığı araç hususi olup, ticari araç niteliğinde bulunmaması nedeniyle tazminat alacağına yasal faiz uygulanması gerektiği, davacıların tarafından sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığından ödeme tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu, sonuç ve vicdani kanaatine---- varılarak davacının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasının usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulü ile 7.916,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 31/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketini sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Karar harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 27,01 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 318,54 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç ve 27,01 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 566,71 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.193,25 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 7.916,90 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/12/2025