Kamulaştırma irtifak hakkı bedel tespiti davasında, enerji nakil hattının durumu ve kamulaştırmadan vazgeçilme hususları eksik araştırılarak verilen konusuzluk kararına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir idare tarafından talep edilen irtifak hakkı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında yaşanan karmaşık yargılama sürecini detaylandırmaktadır; ilk derece mahkemesinin kamulaştırma bedeli tespiti ve tescil kararının, değerleme ve faiz hataları nedeniyle bozulmasının ardından, mahkemenin davayı "konusuz kalması" gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair verdiği iki karar da üst mahkeme tarafından bozulmuştur, çünkü idarenin kamulaştırmadan vazgeçip vazgeçmediği, tesisin halen mevcut olup olmadığı, fazla yatan bedelin iadesi ve önceden tescil edilen irtifak hakkının kaldırılması gibi hususlarda eksik inceleme yapıldığı ve maddi gerçeğin tam olarak ortaya konulmadığı tespit edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/11835 E.  ,  2025/7848 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/25 Esas, 2024/94 Karar
DAVA TARİHİ : 02.04.2015
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 64... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfı ile değerlendirilmesini ve gerçek değerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.02.2016 tarihli ve 2015/2 94... /139 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu irtifak hakkı bedelinin davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü, niteliği ve enerji nakil hattının güzergahı dikkate alındığında, irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü oranının taşınmazın tüm değerinin % 12'si olacağı düşünülmeden, yazılı şekilde az bedel tespiti hatalı olduğu gibi, Mahkemece hükme esas alınan 10.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 39.010,56 TL kamulaştırma bedelinin tespitine karar verilerek davalı idarece depo edildiği ve tespit edilen bedele 02.08.2015 tarihinden 17.02.2016 tarihine kadar yasal faize hükmedildiği hâlde, fazla depo edilen bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, doğru olmadığından ve 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 08.07.2020 tarihli ve 2019/19 Esas, 2020/244 Karar sayılı kararı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyada bulunan bilgi ve belgelere kararın dayandığı gerekçelere göre Dairemiz bozma ilamından sonra, davacı idare tarafından sunulan 25.10.2019 tarihli dilekçe ve ekli kroki ile dava konusu taşınmaza isabet eden 154 KV Manavgat-Alanya enerji nakil hattı sebebiyle irtifak ve kamulaştırma alanında yapılan değişiklikler sonrasında, dava konusu taşınmaza herhangi bir tesis isabet etmediğini, bu nedenle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği; ancak davalı vekilinin beyanında dava konusu taşınmazda hattın halen mevcut olduğunu iddia ettiği anlaşıldığından, kamulaştırma işleminden vazgeçilip vazgeçilmediği hususu davacı idareden sorulup davalı vekili iddiaları doğrultusunda mahallinde keşif yapılıp kamulaştırmaya konu hattın dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından ve davacı idare tarafından bloke edilen bedelin davalı tarafa ödeme yapılmış ise bankadan çekilmesine kadar işlemiş faizi ile davalı taraftan alınarak davacı kuruma ödenmesine, ödeme yapılmamış ise davacı kuruma iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından ve mahkemece verilen ilk kararda dava konusu taşımazın fen bilirkişi ...'in 29.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde taralı olarak gösterilen 285.94 m²lik kısmı üzerinde davacı lehine irtifak tesisine karar verildiği anlaşılmış olup, iş bu irtifak tesisinin tesciline ilişkin kararın kaldırılması gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 07.02.2024 tarihli ve 2023/25 Esas, 2024/94 Karar sayılı kararı ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ödenen bedelin iadesinin hatalı olduğunu, ecrimisile karar verilmesi gerektiğini, hattın taşınmaza olumsuz etkisinin değerlendirilmediğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yapılan incelemede; kamulaştırmaya konu hattın dava konusu taşınmazı kapsamadığı, dava konusu taşınmaz üzerinden enerji nakil hattı geçmediği anlaşıldığından yazılı şekilde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.