Orman vasfı nedeniyle tapu kaydının mahkeme kararıyla iptali sonucu 2/B arazisi alıcısının TMK 1007 uyarınca Hazineden tazminat talebini içeren davanın yargı aşamaları.
Özet: Davacı, tapu siciline güvenerek iktisap ettiği ve idarece 2/B arazisi olarak satılan bir taşınmazın, sonradan orman vasfında olduğunun tespiti üzerine tapu kaydının iptal edilmesi nedeniyle uğradığı zararın, Türk Medenî Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca hazineden tazmini talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, bu karar bölge adliye mahkemesince önce kaldırılıp dosya geri gönderilmiş, yeniden verilen kabul kararı üzerine hazine vekilinin istinafı ile bölge adliye mahkemesi bu sefer ilk derece hükmünü kaldırarak davanın kısmen kabulüne hükmetmiş ve karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/11182 E.  ,  2025/7847 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2566 Esas, 2023/2695 Karar
DAVA TARİHİ : 20.03.2015
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/98 Esas, 2023/138 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.05.2000 tarihinde 2/B arazisi olarak idare tarafından satışa çıkarılan İzmir ili, ... ilçesi, ... köyü 1 02... parsel sayılı taşınmazın ihale alıcısı ...'a satıldığını ve 10.07.2006 tarihinde de davacı tarafından tapu siciline güven ilkesi çerçevesinde .. Tapu Müdürlüğü nezdinde gerçekleşen resmî işlem ile taşınmazın iktisap edildiğini, 15.01.2015 tarihinde idare tarafından müvekkilinin zararının tazminine ilişkin hiçbir açıklama yapılmaksızın orman olması nedeni ile taşınmazın terk edilmesi gerektiğini, aksi halde hakkında yasal işlem yapılacağı ihtarını içeren bir ihtarname gönderildiğini, davacının uğradığı zararın hesaplanarak gerçek bedeli ile davacı tarafından taşınmazın iyileştirilmesi için yapılmış olan masraflar, ekili dikili bağ ve kirazlar ile bunların semerelerinin de eklenmesi ile hesaplanacak toplam tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; orman niteliğinde olduğundan husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesinin doğru olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dava kanunda öngörülen zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığından zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taşınmazı satın aldığı ...'ın taşınmazın orman vasfını bildiğini, buna rağmen taşınmazın 2/B arazisi olarak satışı sırasında komisyonu bilgilendirmediğinden yetkililerin hatasından istifade ederek taşınmazı adına tescil ettirdiğini, daha sonra "orman" olan taşınmazı davacıya satarak kötüniyetli hareket ettiğini, bu durumda önceki malikin kusurlu davranışı zarara sebebiyet verdiğinden Devletin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, takdir edilen bedelin gerçeğe ve hakkaniyete uygun olmadığını, yapıların yaşları ve yıpranma oranlarının da uygun olmadığını, yargılama sırasında ancak 1 kez ıslah yapılabileceğini ve bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığını, bu husus dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman kadastrosu ile önce Hazine adına tescil edilmesinden sonra, yapılan 2/B uygulaması ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığı ve dava dışı ...’ın bu taşınmazı 2/B uygulaması ile satın alarak 15.05.2000 tarihinde adına tescil ettirdiği, davacı ... ... ise iş bu taşınmaza 10.07.2006 yılında ...'dan satın almak suretiyle malik olduğu, taşınmaz davacı adına kayıtlı iken, taşınmazın orman olması nedeni ile davacının taşınmazını terk etmesinin ihtar edilmesi üzerine, davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, yargılama devam ederken Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/25 Esas, 2018/433 Karar sayılı dosyası ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve bu kararın 11.06.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup işin esasına girilmesinde bir isabetsizlik olmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı öncesi belirlenen 250.968,35TL tazminatın davacı vekilince istinaf edilmediği gözetilerek davalı Hazine lehine kazanılmış hak doğduğundan 250.968,35TL bedelin üstünde bir tazminata karar verilmesi doğru olmadığından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olduğunu ikinci kez verilen dilekçe doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, kısmen kabul kararının hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın orman kadastrosu ile önce Hazine adına tescil edilmesinden sonra, yapılan 2/B uygulaması ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığı ve dava dışı ...'ın bu taşınmazı 2/B uygulaması ile satın alarak 15.05.2000 tarihinde adına tescil ettirdiği, davacı ...'ın ise iş bu taşınmaza 10.07.2006 yılında ...'dan satın almak suretiyle malik olduğu, taşınmaz davacı adına kayıtlı iken, taşınmazın orman olması nedeni ile davacının taşınmazını terk etmesinin ihtar edilmesi üzerine, davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, yargılama devam ederken ... tarafından açılan İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/25 Esas, 2018/433 Karar sayılı dosyası ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve bu kararın 11.06.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup işin esasına girilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arazi niteliğinde kabulü ile taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerinde olup Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi mahkemece verilen ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmediği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulması yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.