Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik hem sanık hem savcılık temyiz başvurularını esastan reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanığın cezanın üst sınırdan verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması/erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiği iddiaları ile cumhuriyet savcısının mağdur hemşireye yönelik eylemin kanunun ilgili maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönündeki talepleri ele alınmıştır. Yüksek Mahkeme, savunma, mağdur ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamını değerlendirerek, eylemin doğru nitelendirildiği ve cezanın kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesiyle alt mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulmamış, bu nedenle sanık ve cumhuriyet savcısının temyiz istemlerini oy birliğiyle esastan reddederek hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1851 E. 2023/983 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz isteği özetle; cezanın üst sınırdan verildiğine, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle; mağdur hemşirenin nefes testini keyfi olarak yapmayacağını belirtmesi üzerine olayın işlendiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanması gerektiğine dairdir.III. GEREKÇESavunma, mağdurların beyanları, tanıkların anlatımları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.11.2025 tarihinde karar verildi.