Kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi kaynaklı munzam zararın tazmini talebinin ilk ve istinaf mahkemelerince reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, kamulaştırma bedelinin nakit kısmının uzun süreli gecikmeyle ödenmesi sonucunda, enflasyon ve paranın alım gücündeki düşüş nedeniyle uğranıldığı iddia edilen munzam zararın tazmini talebiyle açılan bir davayı incelemektedir. Davacı, taşınmazının kamulaştırılması sonrası kalan nakit alacağının tahsili için icra takibi başlatmış ve itirazın iptali davasını kazanarak asıl alacağını geç de olsa tahsil etmesine rağmen, yaşanan gecikme nedeniyle mülkiyet hakkı ihlali ve aktiflerindeki erimeyi gerekçe göstererek ek zararının karşılanmasını istemiştir; ancak hem ilk derece mahkemesi hem de bölge adliye mahkemesi, munzam zararın şartları oluşmadığı ve ispat edilemediği gerekçeleriyle davayı reddetmiş, davacı temyiz başvurusunda bulunmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2024/9829 E.  ,  2025/7832 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/344 Esas, 2024/2467 Karar
DAVA TARİHİ : 09.01.2023
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/24 Esas, 2023/526 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından 15.08.2017 tarihinde 436 sayılı encümen kararı ile mülkiyeti müvekkiline ait bulunan Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 22585 ada, 8 parsel sayılı taşınmazı 900.000,00 TL bedelle kamulaştırma işlemine tabi tuttuğunu ve müvekkili ile yapılan görüşmeler neticesinde iş bu kamulaştırılan taşınmaza karşılık tapu değeri 605.000,00 TL olarak belirlenen Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 32143 ada, 4 parselde yer alan taşınmazın verildiğini ve bakiye kalan 295.000,00 TL'nin de nakit olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, her iki taşınmazın karşılıklı anlaşma doğrultusunda tapu devir işlemlerinin 24.08.2017 tarihinde yapıldığını ancak davalı ... tarafından bakiye kalan bedelin ödemediğini, bakiye bedelin ödenmesi amacıyla .... Noterliğince düzenlenen 02.10.2018 tarihli ve 22008 sayılı ihtarname ile ihtar edilmiş ve akabinde Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2018/11510 (2021/1811) Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi nedeniyle itirazın iptali davası açıldığını ve netice olarak karar ile davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar verildiğini, haksız itiraz nedeniyle süreç sürüncemede bırakılmış ve takip tarihinden itibaren 4 yıl 2 ay sonra alacak kısmen tahsil edilebilmiş ve bakiye borcun halen ödenmediğini, alacağın enflasyon karşısında erimiş olması nedeniyle uğranılan munzam zararın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01.02.2023 tarihli dilekçesi ile de bakiye borcun halen ödenmediği ifadesinin sehven yazıldığını, icra takibinden bakiye herhangi bir borcun bulunmadığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile munzam zararın ispat edilememesi ve munzam zarar şartları oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; anlaşma nedeniyle trampa ile devirin 24.08.2017 tarihinde yapıldığını, ancak anlaşma konusu tutarın ise uzun bir zaman boyunca ödenmediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122 nci maddesinin gözetilmesi gerektiğini, temerrüt faiziyle karşılanamayan bir zararın bulunduğunu, ekonomik durum, paranın alım gücünün düşmesi nedeniyle oluşan zararın varlığınının ayrıca kanıtlanması gerekmeyeceğini, Anayasa Mahkemesinin benzer durumda mülkiyet hakkının ihlaline karar verdiğini, munzam zararın tüm şartları ile gerçekleştiğini, bilirkişi raporunda zararın ortaya konulduğunu, alacaklının alacağını zamanında alamaması nedeniyle kredi çekmek zorunda kalması, faizle para alması gibi nedenlerle somut zararın varlığı kabul edilirken, bu şekilde davranmayıp mülkiyet hakkına tabi elindeki kaynakları kullanmak zorunda kalan ve bu kapsamda malvarlığı eriyen kimsenin enflasyon ortamında zarara uğramadığından söz edilemeyeceğini, zararın sadece pasiflerdeki artma ile değil aktiflerdeki erime ile de gerçekleşeceğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına ve toplanan delillere göre mevcut delillerin takdirinde ve hükmün dayandığı gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığından davanın reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.