Hakaret suçundan mahkumiyet ve istinaf reddine ilişkin Yargıtay kararı, tekerrür hükümleri gereği denetimli serbestlik uygulanması eksikliği giderilerek düzeltilerek onanmıştır.
Özet: Hakaret suçundan mahkum edilen bir sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükmün istinaf başvurusunun reddi kararı üzerine yapılan temyiz incelemesinde; sanığın haksız tahrik iddiaları mahkemenin gerekçesi yerinde bulunarak reddedilirken, eylemin hukuka uygun olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu tespit edilmiştir. Yüksek mahkeme, mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemiş olmasının tek hukuka aykırılık olduğunu belirterek, bu eksikliği gidermek üzere hükmü düzelterek esastan onamıştır.
4. Ceza Dairesi         2023/12376 E.  ,  2025/17602 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2703 E., 2023/1323 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, şikayetçinin kendisini rencide edici üslubu sebebiyle atılı suçu işlediğine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmakla temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,
Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/02/2015 tarihli, 2013/451 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararı uyarınca, mükerrir sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemiş olmasının kazanılmış hak teşkil etmeyeceği hususu da dikkate alınarak, mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasına "5237 sayılı Kanun'un 58/7. maddesi uyarınca hapis cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.11.2025 tarihinde karar verildi.