Kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında, arsa niteliği ile emsal değerlendirmesi itirazlarını reddeden bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak tapudan terkinine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararını istinaf eden davacı idare ve davalı vekilinin başvuruları, bölge adliye mahkemesince taşınmazın imar planında yolda kalması ve belediye hizmetlerinden yararlanması nedeniyle arsa niteliğinde olduğu, emsal alınan taşınmazın imar parseli olarak kabulünün ve düzenleme ortaklık payı kesintisinin doğru bulunduğu gerekçesiyle esastan reddedilmiş; davacı idarenin temyiz talebi ise, taşınmaza 2942 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca arsa niteliğinde değer biçilmesinde ve kararda usûl ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından onanarak reddedilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/9623 E.  ,  2025/7981 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/191 Esas, 2024/2137 Karar
DAVA TARİHİ : 18.11.2020
KARAR : Davacı idare vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/512 Esas, 2021/334 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Uşak ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 6 48... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunu, emsal taşınmazın uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili belediye başkanlığınca verilen cevabi yazıya göre dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planında yolda kaldığı, meskun olduğu ve belediye hizmetlerinden yararlandığı bildirilmiş olmakla, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, dosyaya celp edilen tedavüllü tapu kayıtları incelendiğinde, emsal alınan taşınmazın rızai terklerin olduğu görülmüştür. Bu hali ile emsal alınan taşınmazın imar parseli olarak kabul edilmesi gerekmekte olup, mahkemece yapılan belirlemenin ve dava konusu taşınmazın yakınında kesildiği bildirilen oranda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak sonuca gidilmesi doğru bulunduğu ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 Başvuru No.lu 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.