İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari ilişkisi olmayan şirkete verilen hatır çeklerinden kaynaklanan menfi tespit davası, dava şartı arabuluculuk eksikliği nedeniyle usulden reddedildi.
Özet: Davacı şirket, ticari ilişkisi bulunmayan davalılara, aralarında 625.000 TL bedelli bir çekin de yer aldığı toplam sekiz adet hatır çeki verdiğini, bu çekler nedeniyle haksız yere borçlu durumda bırakıldığını ve mağdur edildiğini belirterek borçlu olmadığının tespiti, icra takibinin durdurulması ve kötü niyetli davalılar aleyhine tazminat talebiyle menfi tespit davası açmış; ancak mahkeme, 6102 sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca ticari davalar için dava şartı olan arabuluculuğa dava açılmadan önce başvurulmadığını ve son tutanağın dava dilekçesine eklenmediğini tespit ederek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1105 Esas
KARAR NO : 2025/943
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/11/2025
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle, müvekkilli şirketin keşidecisi olduğu --------- Bankasına ait 10/10/2025 günlü -------- Seri No lu 625.000,00 TL bedelli çek kendisi ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan ---------- şirketine hatır çeki olarak verilmiş olup bu çekin diğer cirantalar tarafından iktisap edilip takibe konulması nedeniyle müvekkili şirketin ciddi mağduriyetler yaşadığını, davalı --------- ve ---------- şirketi konkordato davası ikame edip geçici mühlet kararı almış bu doğrultuda hiçbir sorumluluğu ve borcu bulunmayan müvekkili şirketin tek başına borçlu olarak bulunmakta olup mağdur edildiğini, müvekkili şirketin dava konusu çek gibi 7 hatır çeki daha vermiş olup bununla ilgili sözleşme yapıldığını, müvekkili şirket hatır çeki vermesine rağmen hiçbir ilgi ve alakası bulunmadan davalı şirket tarafından takip açılma ve haciz korkusuyla yaşadığını, 07/10/2025 tarihli -------- seri numaralı 625.000,00 TL Bedelli Çek, 08/10/2025 tarihli --------- seri numaralı 625.000,00 TL Bedelli Çek, 09/10/2025 tarihli ----------- seri numaralı 630.000,00 TL Bedelli Çek, 10/10/2025 tarihli -------- seri numaralı 625.000,00 TL Bedelli Çek, -13/10/2025 tarihli --------- seri numaralı 630.000,00 TL Bedelli Çek, 14/10/2025 tarihli --------- seri numaralı 630.000,00 TL Bedelli Çek, 16/10/2025 tarihli --------- seri numaralı 635.000,00 TL Bedelli Çek, 17/10/2025 tarihli ----------- seri numaralı 630.000,00 TL Bedelli Çek, söz konusu dava hatır çekinden kaynaklandığından mütevellit bir nevi bedelsizlik defi niteliğinde olup 6361 Sayılı Kanun'un 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında davalı banka işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde davalı şirketinin iyi niyetli ya da kötü niyetli olmasının sonuca etkisi bulunmadığını belirterek müvekkili şirketin zarara uğramaması açısından İİK md. 72 uyarınca -------- Bankası'na ait --------- Seri numaralı 10/10/2025 keşide tarihli 625.000 TL bedelli çekin hatır çeki olması nedeniyle öncelikle söz konusu çek için takibe geçilmesi ihtimaline binaen icra takibinin açılması halinde icra takibinin durdurulması için öncelikle teminatsız olmadığı takdirde uygun görülecek nakdi veya kesin kati ve süresiz banka teminat mektubu mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin keşidecisi olduğu --------- BANKASI'na ait--------- Seri numaralı 10/10/2025 Keşide tarihli 625.000 TL bedelli çekin davalı--------- şirketine hatır çeki olarak verildiğinden mütevellit müvekkilimizin davalılara söz konusu çek yönünden borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilememiştir.
İNCELEME VE GEREKÇEDava hukuki niteliği itibariyle, davacı tarafından davalı adına keşide edilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı vekiline mahkememizce verilen 02/12/2025 tarihli tensip 1 no.lu ara kararı uyarınca arabuluculuğa başvurusuna ilişkin belgeyi mahkememize sunması için süre verildiği, davacı vekilince sunulan 10/12/2025 tarihli dilekçe ile arabuluculuk tutanağının sunulduğu, arabululuğa dava açıldıktan sonra başvurulduğu anlaşılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır."Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2 inci fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almıştır. davacı şirket vekili tarafından dava açılmadan önce dava şartı arabulucuk kapsamında arabulucuya başvurulduğuna ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmediği,başka bir anlatımla arabulucuya başvurulmadığı, görevsiz mahkemeye dava açılmış olsa bile davanın açılma tarihinin görevsiz mahkemeye başvurma tarihi olduğu göz önüne alındığında, ticari davanın arabulucuya başvurmadan açılması kanuna aykırı olduğundan, Davacı tarafın dava açılırken davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuğa süresinde başvurmadığı dava tarihi itibariyle başvurunun zorunlu olduğu dava tarihi itibariyle başvurunun gerçekleşmediği ve dava şartının gerçekleşmediği, davanın görevsiz mahkemede açılmış olması dava şartını ortadan kaldıramayacağı, ayrıca, arabuluculuk yasasının 18/A maddesinde ön görülen dava şartı tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığından,
Davacı alacaklıya 7155 S.Y nın 23 maddesinde 6325 S.Y 4. Maddesinden sonra eklenen 18/A maddesi ile arabulucuğa tabi davalarda davacının dava dilekçesine, arabuluculuğa ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini eklemek zorunda olduğu, eklenmeyen hallerde davacıya bu konuda son tutanağı eklemesi için 1 haftalık süre verilmesi gerektiği, davacıya çıkarılan muhtıraya rağmen davacı vekili tarafından arabulucuya gidildiğine dair belgenin süresi içinde sunulmadığı ve dava şartının gerçekleşmediği, tamamlanabilir dava şartı olmadığı iş bu nedenle 06.12.2018 tarihli 7155 Sayılı Yasanın 23. Maddesi ile eklenen 6325 sayılı 18/A-2 ve HMK 114/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş, davacının dava şartını yerine getirmemesi ve usulüne uygun açılan dava olmaması nedeni ile tedbir talepleri mahkememizce değerlendirilmemiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Belirtildiği Üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 10.673,44 TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.058,04 TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda incelenen dosya üzerinden karar verildi. 17/12/2025