Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda HAGB kararını ve nakil aracı müsaderesini incelerken TCK 53 ve adli para cezası uygulamasındaki hataları yasal değişiklikler ışığında düzelterek onadı.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin yerel mahkeme hükmünü inceleyen Yargıtay, katılan vekilinin temyizini kısmen yerinde görerek, hükümde sanık hakkında TCK 53. madde uygulamasının eksik bırakılması ve adli para cezasının uygulama maddesinin hatalı belirtilmesi gibi hukuka aykırılıklar tespit etmiş; bu tespit edilen eksiklikleri yeniden yargılama gerektirmeksizin düzelterek yerel mahkeme kararını oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/507 E., 2025/194 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetKARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onanma Katılan vekilinin temyizinin nakil aracının müsaderesi gerektiği ile sınırlı olduğu anlaşılmakla; bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarınca, daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'la 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;1.Hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık yönünden hapis cezasının yasal sonucu olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2.Sanık hakkında hapis cezası yanında hükmolunan adlî para cezasının uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi olarak gösterilmesi gerekirken aynı Kanun'un 52/2-3. maddesi olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (3) numaralı bendinin çıkartılarak yerine "15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. maddelerinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi ile adlî para cezasının paraya çevrilmesine ilişkin paragrafından "52/2-3" ibaresinin çıkartılarak yerine "52/2" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.