Kamulaştırmasız el atma tazminatının geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zarar talebinin, somut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Metin, kamulaştırmasız el atma tazminatının geç ödenmesi sonucu oluşan paranın alım gücü kaybının yasal faizle karşılanamadığı iddiasıyla talep edilen munzam zarar davasında, davacının somut ve faiz dışı zararları ispatlayamadığı gerekçesiyle hem ilk derece hem de istinaf mahkemelerinin davanın reddine karar vermesi üzerine, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesini ele almaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2024/12073 E.  ,  2025/7980 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1446 Esas, 2024/1430 Karar
DAVA TARİHİ : 06.03.2023
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/155 Esas, 2024/195 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından davacının taşınmazına kamulaştırma olmaksızın el atılması nedeniyle İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/2 66... /504 Karar sayılı dosyası ile açılan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasının kabulüne karar verildiğini, mahkeme kararı davalı idare yönünden 18.02.2020 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme kararı ile davalı idare aleyhine İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi'nin 2017/4539 Esas sayılı dosyası ile davacı lehine hükmedilen 627.389,04 TL tazminat bedeli, 164.775,29 TL takip öncesi faizi, ilam vekâlet ücreti, yargılama gideri ve bunların faizleri ile birlikte toplam 792.164,33 TL alacak için takip başlatıldığını, davaya konu alacağın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan bedel olduğunu, kamulaştırma bedelinin peşin ödenmesi gerektiğini, davalı idarece tazminat tutarı ve yasal faizi halen ödemediğini, temerrüt tarihi olan 21.07.2014 tarihinden günümüze çok uzun süre geçtiğini, yasal faizin aradan geçen zamanda paranın alım gücünde meydana gelen aşınma nedeniyle zararlarını karşılamaktan uzak olduğunu, gerçek değeri belirlendiğinde harcını yatırmak ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak şartıyla munzam zarar tazminat bedelinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/2 66... /504 Karar sayılı dosyası ile açılan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasında davanın kabulüne karar verilmiş, mahkeme kararı Yargıtay incelemesinden geçerek TOKİ yönünden 18.02.2020 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme kararı ile davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığına karşı İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin 2017/4539 Esas sayılı dosyası ile toplam 792.764,33 TL alacak için 14.02.2017 tarihinde takip başlatıldığını,temerrüt tarihi olan 18.02.2020 tarihinden günümüze çok uzun zaman geçmiş olup yasal faiz, aradan geçen zamanda paranın alım gücünde meydana gelen aşınma nedeniyle zararını karşılamaktan uzak olduğunu, davalı idarenin usulüne uygun kamulaştırma yapmayarak, kamulaştırmasız el atma olgusunu kamulaştırmanın bir alternatifi gibi kullanarak kamulaştırma bedelini süresinde ödemekten kaçınması nedeniyle uğranılan zararın tazmini gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kanun koyucu para borcunun geç ödenmesi yada ödenmemesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsediği, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağı yasal olarak mevcut olmadığı, davacı; para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu; somut delilerle ispat edemediğinden ve Mahkemenin diğer sebepleri de göz önüne alındığında munzam zarar istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.