Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda usulüne uygun arama kararı olmaması nedeniyle hukuka aykırı elde edilen delillerin yasak sayılmasıyla verilen beraat hükmünü oy birliğiyle onadı.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan yargılanan sanık hakkında verilen beraat kararını inceleyen yüksek mahkeme, iş yerinin kiler/depo bölümünde bulunan kaçak eşyanın usulüne uygun bir arama kararı veya yazılı arama izni olmaksızın elde edilmesi sebebiyle hukuka aykırı delil teşkil ettiğine, bu eşyanın kaçak olmasının dahi delilin yasak niteliğini değiştirmeyeceğine ve sanığın farklı gerekçeyle de olsa beraatinin sonucunun doğru olduğuna hükmederek hükmü oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/626 E., 2021/61 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116 ilâ 119. maddelerine göre verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı cihetle; hukuka aykırı arama sonucu iş yerinin kiler/depo bölümünde ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2. maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206/2. maddesinin (a) bendi, aynı Kanun'un 217/2. maddesi ve 230/1. maddesindeki düzenlemeler karşısında, sanığın bu gerekçe ile beraatine karar verilmesi yerine farklı gerekçe ile verilen beraat kararının neticesi itibarıyla doğru olduğu anlaşılmakla; katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.