7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda usulüne uygun arama kararı olmaksızın elde edilen kaçak gözlük delillerinin hukuka aykırı bulunması üzerine mahkumiyet hükmünün bozulmasına ve sanığın beraatine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının, yapılan aramada 3680 adet kaçak gözlük ele geçirilmesine rağmen, mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş yazılı arama izni veya Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri bulunmaması sebebiyle hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir; bu nedenle hukuka aykırı elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı ve sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil ile sanık ikrarının da olmaması göz önüne alınarak sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/11121 E.  ,  2025/14163 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/482 E., 2021/272 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, olay tarihinde sanığın kolilerinde yapılan aramada 3680 adet kaçak gözlük ele geçirilen somut olayda, suç eşyası ve suç mahalline ilişkin Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyaların yasak delil niteliğinde olduğu, bu suretle elde edilen deliller de hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağı, sanığın atılı suçu
işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak kesin delil ve sanığın ikrarının da bulunmadığı nazara alındığında, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddelerine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.