Yargıtay 4. Ceza Dairesinin hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararında, tekerrür uygulamasına ilişkin hatayı düzelterek onama kararı.
Özet: Hakaret suçundan mahkûmiyetine yönelik ilk derece mahkemesi kararının bölge adliye mahkemesince onanmasının ardından, sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine, temyiz mercii, hakaret eyleminin oluştuğunu ve delillerin yeterli olduğunu kabul etmekle birlikte, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık tespit etmiş, bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararını bozarak, ilk derece mahkemesi hükmündeki tekerrüre ilişkin kısımları çıkarıp düzeltmek suretiyle kararı onamıştır.
4. Ceza Dairesi         2023/12435 E.  ,  2025/17584 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1283 E., 2023/715 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle; sanığın ifadelerinde geçen sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığına, yeterli delil bulunmadan mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; tekerrüre esas alınan ilamın, verildiği tarih itibari ile kesin nitelikte adli para cezasını içerdiği gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303/1-h maddesi gereği, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkartılmak suretiyle HÜKMÜN, tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.11.2025 tarihinde karar verildi.